spare
İngilizce “spare” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /sper/ · İngiltere /speə/
Diğer biçimleri: spared, spares, sparing
spare Türkçede: yedek, fazladan, boş, artan, sade, yalın
sıfat
yedek, fazladan
Kullanılanın veya ihtiyaç duyulanın dışında mevcut olan.
Basit İngilizce açıklama: Available in addition to what is being used or needed.
- Do you have a spare pen?
- Guests sleep in the spare room.
- I keep spare batteries in my bag.
boş
İş veya görevlerden arta kalan, kendi istediğin şeylere ayırabileceğin zamanı anlatır.
Basit İngilizce açıklama: Available for your own activities because you do not have to work or do other duties.
- I read in my spare time.
- She spent a spare afternoon painting.
- Do you have a spare moment to talk?
fazladan, artan
Kendine gerekmediği için verebileceğin veya harcayabileceğin küçük miktarda parayı anlatır.
Basit İngilizce açıklama: Describing small amounts of money you can give or spend without needing them yourself.
- Have you got any spare change?
- He put his spare change in a jar.
- She donated some spare cash to the shelter.
sade, yalın
Çok az eşya, süsleme veya ayrıntı içeren, yalın.
Basit İngilizce açıklama: Simple, with very little furniture, decoration, or detail.
- The design is spare and elegant.
- Her writing has a spare style.
- The room looked spare, with just a bed and chair.
ince yapılı, uzun ve zayıf
Boyu uzun, bedeni ince ve zayıf olan.
Basit İngilizce açıklama: Tall and thin in body shape.
- He was a spare man with grey hair.
- Her spare figure stood in the doorway.
- Age had made his once strong frame spare.
fiil
ayırmak, vermek
Kendine gerekmeden ayırabileceğin zaman, para veya başka bir şeyi birine vermek.
Basit İngilizce açıklama: To give someone some time, money, or another thing you can manage without.
- Can you spare a minute?
- She spared me some money for lunch.
- We cannot spare anyone to help today.
fazlası olmak, artmak
İhtiyaç duyduğundan daha fazla zamanın, paran veya başka bir şeyin olması.
Basit İngilizce açıklama: To have more time, money, or other things than you need.
- We have money to spare.
- She arrived with five minutes to spare.
- There is room to spare in the car.
kurtarmak, esirgemek
Birinin hoş olmayan bir durumu yaşamasını önlemek.
Basit İngilizce açıklama: To prevent someone from having an unpleasant experience.
- Please spare me the details.
- His quick reply spared us a wasted journey.
- She was spared the embarrassment of explaining her mistake.
spare hakkında sık sorulanlar
spare ne demek?
“spare” Türkçede “yedek” demektir. Kullanılanın veya ihtiyaç duyulanın dışında mevcut olan.
spare Türkçesi nedir?
spare kelimesinin Türkçe çevirileri: yedek, fazladan, boş, artan, sade, yalın.
spare nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /sper/, İngiliz İngilizcesinde /speə/ diye okunur.
spare cümle içinde nasıl kullanılır?
Do you have a spare pen? Guests sleep in the spare room.
spare kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpspare ile kurulan ifadeler
- spare tyre: stepne
- spare part
- spare no effort
- spare tire
- spare no expense
- spare a thought for
- spare someone the details
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語