slip
İngilizce “slip” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /slɪp/
Diğer biçimleri: slips, slipping, slipped
slip Türkçede: kaymak, süzülmek, sessizce gitmek, yerinden çıkmak, sıyrılmak, kurtulmak
fiil
kaymak
Genellikle ıslak veya düz bir zeminde istemeden kayıp dengenin bozulması.
Basit İngilizce açıklama: To slide by accident, often because a surface is wet or smooth.
- Be careful not to slip.
- She slipped on the ice yesterday.
- My foot slipped as I climbed the steps.
kaymak
Bir yüzey üzerinde kısa bir mesafe kayarak ilerlemek.
Basit İngilizce açıklama: To slide a short distance along a surface.
- My glasses slipped down.
- The strap slipped off her shoulder.
- The ring may slip along the smooth wire.
süzülmek, sessizce gitmek
Dikkat çekmeden bir yere sessizce veya hızlıca gitmek.
Basit İngilizce açıklama: To move somewhere quietly or quickly without attracting attention.
- He slipped away quietly.
- She slipped into the kitchen.
- We slipped out before the meeting ended.
yerinden çıkmak, kaymak
Durması gereken yerden aniden kayarak çıkmak.
Basit İngilizce açıklama: To move suddenly out of the place where something should stay.
- The rope slipped loose.
- A bone had slipped out of place.
- The belt can slip off its wheel.
sıyrılmak, kurtulmak
Birinin elinden veya kontrolünden hızlı ve akıcı bir hareketle kurtulmak.
Basit İngilizce açıklama: To escape from someone’s hold or control with a smooth, quick movement.
- He slipped my grasp.
- The runner slipped a tackle and scored.
- The prisoner slipped the guard’s grip and fled.
isim
kâğıt parçası, fiş
Üzerinde çoğunlukla yazılı veya basılı bilgi bulunan küçük kâğıt parçası.
Basit İngilizce açıklama: A small piece of paper, often with information written or printed on it.
- Write your name on this slip.
- She found a slip of paper in her pocket.
- Keep the payment slips for your records.
hata, dil sürçmesi
Çoğunlukla dikkatsizlik yüzünden yapılan küçük yanlış.
Basit İngilizce açıklama: A small mistake, often made because you are not paying enough attention.
- It was only a small slip.
- She apologized for the slip in her speech.
- A slip of the pen changed the date.
kayma
İstemeden aniden kayma; özellikle düşmeye veya dengeyi kaybetmeye yol açan hareket.
Basit İngilizce açıklama: A sudden accidental slide, especially one that makes you fall or lose your balance.
- A slip on the ice hurt her ankle.
- He recovered his balance after a slight slip.
- Wet floors can cause slips and falls.
slip hakkında sık sorulanlar
slip ne demek?
“slip” Türkçede “kaymak” demektir. Genellikle ıslak veya düz bir zeminde istemeden kayıp dengenin bozulması.
slip Türkçesi nedir?
slip kelimesinin Türkçe çevirileri: kaymak, süzülmek, sessizce gitmek, yerinden çıkmak, sıyrılmak, kurtulmak.
slip nasıl okunur?
/slɪp/ diye okunur.
slip cümle içinde nasıl kullanılır?
Be careful not to slip. She slipped on the ice yesterday.
slip kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpslip ile kurulan ifadeler
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語