LookItUp

thin

İngilizce “thin” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /θɪn/

thin Türkçede: ince, zayıf, sulu, seyrek, ince bisküvi, ince çikolata

sıfat

AZ KALINLIKA2

ince

İki karşı yüzeyi arasındaki mesafe az olan.

Basit İngilizce açıklama: Having only a small distance between two opposite surfaces.

  • The paper is very thin.
  • He cut the bread into thin slices.
  • These walls are thinner than I expected.

Zıt anlamlılar: thick

Sık kullanılan kalıplar: thin paper, thin layer, thin slice, thin metal

ZAYIF BEDENA2

zayıf, ince

Vücudunda az yağ veya et bulunan.

Basit İngilizce açıklama: Having little fat or flesh on the body.

  • He is tall and thin.
  • She looked thinner after her illness.
  • The thin cat needed more food.

Eş anlamlılar: slim, slender, lean

Zıt anlamlılar: fat

Sık kullanılan kalıplar: thin person, thin face, very thin

SULU VEYA SEYREKB1

sulu, seyrek

İçindeki katı madde az olan veya parçaları az ve birbirinden uzak olan.

Basit İngilizce açıklama: Containing little solid material, or having few parts spread far apart.

  • The soup is too thin.
  • His hair has become thin on top.
  • We added flour to make the thin sauce thicker.

Eş anlamlılar: watery, sparse

Zıt anlamlılar: thick

Sık kullanılan kalıplar: thin soup, thin hair, thin sauce

isim

İNCE ATIŞTIRMALIKC2

ince bisküvi, ince çikolata

Genellikle bisküvi veya çikolata olan küçük, yassı yiyecek parçası.

Basit İngilizce açıklama: A small, flat piece of food, often a biscuit or chocolate.

  • She offered me a chocolate thin.
  • The box contained twelve mint thins.
  • These cheese thins taste good with soup.

Sık kullanılan kalıplar: chocolate thin, mint thin

fiil

İNCELME VE SEYRELMEB2

seyrelmek, incelmek

Kalınlığı, yoğunluğu veya sayısı azalmak.

Basit İngilizce açıklama: To become less thick, less full, or fewer in number.

  • The fog began to thin.
  • His hair thinned as he grew older.
  • Traffic thins out after the morning rush.

Nasıl kullanılır: thin out (The crowd began to thin out after midnight.)

Eş anlamlılar: dwindle, decrease

Zıt anlamlılar: thicken

Sık kullanılan kalıplar: thin out, begin to thin

zarf

SEYREK ARALIKLARLAC2

seyrekçe

Ayrı şeyler arasında geniş boşluklar bırakarak.

Basit İngilizce açıklama: With large spaces between separate things.

  • Sow the seeds thin.
  • The grass grew thin near the wall.
  • Spread the grain thin so each bird can reach it.

Eş anlamlılar: thinly, sparsely

Zıt anlamlılar: thickly

Sık kullanılan kalıplar: sow thin, spread thin

thin kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

thin ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler