LookItUp

good

İngilizce “good” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ɡʊd/

good Türkçede: iyi, kaliteli, güzel, keyifli, yetenekli, dürüst

sıfat

YÜKSEK KALİTEA1

iyi, kaliteli

İyi yapılmış, işe yarayan veya ihtiyaçları karşılayan.

Basit İngilizce açıklama: Made well, useful, or able to do what people need.

  • This is a good phone.
  • She gave me some good advice.
  • Are these shoes any good for walking?

Eş anlamlılar: fine, excellent, useful

Zıt anlamlılar: bad, poor

Sık kullanılan kalıplar: good quality, good idea, good advice

KEYİFLİ DENEYİMA1

güzel, keyifli

Yaşarken zevk veren, hoş ve keyifli.

Basit İngilizce açıklama: Pleasant and enjoyable to experience.

  • We had a good time.
  • It was a good day at the beach.
  • Did you have a good holiday?

Eş anlamlılar: pleasant, enjoyable

Zıt anlamlılar: bad, unpleasant

Sık kullanılan kalıplar: good time, good day, good holiday, good trip

BECERİA1

iyi, yetenekli

Belirli bir işi veya etkinliği iyi yapabilen.

Basit İngilizce açıklama: Able to do a particular activity well.

  • He is a good cook.
  • I was never good at maths.
  • Are you good at drawing animals?

Nasıl kullanılır: be good at something/doing something (She is good at fixing bikes.)

Eş anlamlılar: skilled, capable, talented

Zıt anlamlılar: bad, unskilled

Sık kullanılan kalıplar: good at something, good swimmer, good cook

İYİ HUYA1

iyi, dürüst

İnsanlara iyi davranan, dürüst olan ve doğru olanı yapmaya çalışan.

Basit İngilizce açıklama: Kind, honest, and willing to do what is right.

  • He is a good person.
  • She has always been a good friend to me.
  • They raised their children to be good and honest.

Eş anlamlılar: kind, decent, honourable

Zıt anlamlılar: bad, evil

Sık kullanılan kalıplar: good person, good heart, good neighbour

GÜZEL TATA1

lezzetli, güzel

Tadı hoş olan, yerken veya içerken zevk veren.

Basit İngilizce açıklama: Having a taste that people enjoy.

  • This soup is good.
  • The cake tasted really good.
  • Does the coffee smell as good as it tastes?

Eş anlamlılar: tasty, delicious

Zıt anlamlılar: bad

Sık kullanılan kalıplar: good food, taste good, good coffee

ünlem

BEĞENİA1

güzel, iyi

Bir şeyden memnun olduğunuzu veya onu onayladığınızı belirtmek için söylenir.

Basit İngilizce açıklama: Said to show that you are pleased with something or approve of it.

  • Good! You are here.
  • Good, we can start the meeting.
  • You passed? Good! I knew you could do it.

Eş anlamlılar: great, excellent

Sık kullanılan kalıplar: good then, good now

zarf

İYİ BİÇİMDEB1

iyi, iyice

İşe yarayacak veya tatmin edici bir sonuç verecek biçimde.

Basit İngilizce açıklama: In a way that works well or gives a satisfactory result.

  • You did good today.
  • The old heater still works good.
  • I slept good after that long walk.

Eş anlamlılar: well

Zıt anlamlılar: badly

Sık kullanılan kalıplar: do good, work good, sleep good

isim

SATILAN ÜRÜNLERB1

mal, ürün

İnsanların ürettiği, satın aldığı veya sattığı eşyalar ve ürünler.

Basit İngilizce açıklama: Things people make, buy, or sell.

  • The shop sells household goods.
  • They export goods to several countries.
  • Some goods were damaged during delivery.

Eş anlamlılar: products, merchandise, items

Sık kullanılan kalıplar: consumer good, economic good

good kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

good ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler