know
İngilizce “know” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /noʊ/ · İngiltere /nəʊ/
know Türkçede: bilmek, tanımak, emin olmak, anlamak, unutma, biliyorsun
fiil
bilmek
Bir şey hakkında bilgi sahibi olmak.
Basit İngilizce açıklama: To have information about something in your mind.
- I know your name.
- She knew the answer immediately.
- Do you know what time it is?
tanımak, bilmek
Karşılaştığın bir kişiyi veya gittiğin bir yeri tanımak.
Basit İngilizce açıklama: To be familiar with a person or place because you have met them or been there.
- Do you know my sister?
- I've known him for years.
- She knows this city very well.
bilmek, emin olmak
Bir şeyin doğru olduğundan emin olmak.
Basit İngilizce açıklama: To be sure that something is true.
- I know you're right.
- He knew the plan would work.
- How do you know she's safe?
bilmek, anlamak
Öğrenerek veya deneyimle bir konuyu anlamak ya da bir şeyi yapmayı bilmek.
Basit İngilizce açıklama: To understand a subject or be able to do something through learning or experience.
- I know how to cook.
- He knows several languages.
- Do you know how this machine works?
particle
unutma, biliyorsun
Söylediğine dikkat çekmek veya bir şeyi hatırlatmak için cümle sonunda kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: A word added at the end of a sentence to remind someone to pay attention to what you said.
- Be careful, know.
- You'll need your ticket, know.
- Don't leave the door open, know.
know kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpknow ile kurulan ifadeler
- know your place: haddini bilmek, yetki sınırını bilmek
- know of: varlığından haberdar olmak, duymuş olmak
- know about: hakkında bilgi sahibi olmak, haberdar olmak
- know one's way around: bir yeri iyi bilmek, yollarını bilmek
- know inside and out
- know better
- know what is what
- know one's stuff: avucunun içi gibi bilmek
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語