fine
İngilizce “fine” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /faɪn/
fine Türkçede: iyi, sorunsuz, uygun, kaliteli, mükemmel, güzel
sıfat
iyi, sorunsuz, uygun
Sağlığı veya durumu iyi olan, kabul edilebilir ya da sorun yaratmayan.
Basit İngilizce açıklama: If someone or something is like this, they are well, acceptable, or causing no problems.
- I feel fine today.
- Is tomorrow fine with you?
- The children were fine after the journey.
kaliteli, mükemmel
Kalitesi, becerisi veya görünüşü bakımından çok iyi olan.
Basit İngilizce açıklama: Very good in quality, skill, or appearance.
- That is a fine painting.
- They serve fine wines from Italy.
- She gave a fine performance last night.
güzel, açık
Yağmur veya kar olmayan, güneşli ya da gökyüzü açık hava.
Basit İngilizce açıklama: With sunshine or clear skies and no rain or snow.
- It is a fine day.
- We had fine weather on holiday.
- If tomorrow is fine, we can eat outside.
ince, ince taneli
Çok küçük parçalardan veya tanelerden oluşan.
Basit İngilizce açıklama: Made of very small pieces or grains.
- The sand was very fine.
- Grind the nuts into a fine powder.
- Fine dust covered every shelf.
çekici, yakışıklı, güzel
Görünüşü çok çekici veya güzel olan.
Basit İngilizce açıklama: Very attractive to look at.
- That guy is fine!
- She thinks her new boyfriend looks fine.
- He looked so fine in that suit.
sözde iyi, sözde harika
Birini veya bir şeyi över gibi yaparak eleştirmek için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: Used to criticize someone or something by pretending to praise them.
- This is a fine mess!
- You are a fine friend, leaving me stranded!
- A fine excuse that is, after all your promises.
zarf
iyi, sorunsuzca
İyi işleyen veya sorun yaratmayan bir şekilde.
Basit İngilizce açıklama: In a way that works well or causes no problems.
- The phone works fine.
- We managed fine without a car.
- Would Monday suit you fine?
ince ince, incecik
Çok küçük parçalara ayırarak veya çok küçük ayrıntılara özen göstererek.
Basit İngilizce açıklama: Into very small pieces, or with very small, careful details.
- Chop the herbs fine.
- She ground the beans fine for coffee.
- Draw the lines fine so the details stay clear.
fine kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpfine ile kurulan ifadeler
- fine arts: güzel sanatlar
- fine print
- fine line
- fine casual
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語