make
İngilizce “make” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /meɪk/
make Türkçede: yapmak, üretmek, yatağı toplamak, yatağı düzeltmek, yazmak, bestelemek
fiil
yapmak, üretmek
Parçaları birleştirerek veya emek vererek bir şey ortaya çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To create something by putting things together or doing some work.
- Let's make a cake.
- She made a small wooden table.
- What are you making for dinner?
yatağı toplamak, yatağı düzeltmek
Yatağın çarşaflarını ve örtülerini düzgünce yerleştirmek.
Basit İngilizce açıklama: To arrange the sheets and covers neatly on a bed.
- Please make your bed.
- He made the beds before breakfast.
- Have you made the guest bed yet?
yazmak, bestelemek
Bir yazı veya müzik eseri oluşturmak.
Basit İngilizce açıklama: To create a piece of writing or music.
- We make music together.
- She made a song about her hometown.
- He made a short poem for the celebration.
isim
marka
Bir arabayı, makineyi veya başka bir ürünü üreten şirketin adı ya da markası.
Basit İngilizce açıklama: The name of the company that produces a particular car, machine, or other product.
- What make is your car?
- We repair all makes of washing machine.
- Write down the vehicle's make and model.
yapı, yapılış
Bir şeyin nasıl yapıldığı veya parçalarının nasıl birleştirildiği.
Basit İngilizce açıklama: The way something is built or put together.
- The chair was of sturdy make.
- Both clocks were similar in make.
- He admired the delicate make of the small wooden box.
make kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpmake ile kurulan ifadeler
- make up: uydurmak
- make out: seçebilmek, ayırt edebilmek
- make fun of: alay etmek, dalga geçmek
- make friends: arkadaş edinmek, arkadaş olmak
- make sense: mantıklı olmak, anlamlı olmak
- make it: yetişmek, gelebilmek, varabilmek
- make love: sevişmek
- make do: idare etmek, yetinmek
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語