LookItUp

great

İngilizce “great” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ɡreɪt/

great Türkçede: harika, mükemmel, büyük, çok, devasa, önemli

sıfat

HARİKAA1

harika, mükemmel

Çok iyi, keyifli veya başarılı olan.

Basit İngilizce açıklama: Very good, enjoyable, or successful.

  • That is a great idea.
  • We had a great time at the beach.
  • Your new shoes look great!

Eş anlamlılar: excellent, wonderful, fantastic

Zıt anlamlılar: terrible

Sık kullanılan kalıplar: great idea, great fun

YÜKSEK DERECEB1

büyük, çok

Özellikle duygu veya çabanın çok fazla ya da yoğun olduğunu belirtir.

Basit İngilizce açıklama: A large amount or degree of something, especially a feeling or effort.

  • She spoke with great care.
  • The news caused him great worry.
  • It gave us great pleasure to welcome them.

Eş anlamlılar: considerable, intense

Zıt anlamlılar: slight

Sık kullanılan kalıplar: great care, great pleasure

ÇOK BÜYÜKB1

büyük, devasa

Boyutları veya kapsadığı alan bakımından çok büyük olan.

Basit İngilizce açıklama: Very large in size or scale.

  • A great wave hit the boat.
  • They travelled a great distance to reach us.
  • Great crowds gathered outside the palace.

Eş anlamlılar: large, huge, vast

Zıt anlamlılar: small

Sık kullanılan kalıplar: great storm, great distance

ÇOK ÖNEMLİB1

önemli, büyük

Çok önemli olan veya güçlü bir etki yaratabilecek.

Basit İngilizce açıklama: Very important or likely to have a strong effect.

  • This decision is of great importance.
  • Winning the prize was a great achievement.
  • The discovery marked a great moment in medical history.

Eş anlamlılar: important, major, significant

Zıt anlamlılar: minor

Sık kullanılan kalıplar: great importance, great achievement

EK KUŞAKB1

büyük

Akrabalık adının başına gelerek araya bir kuşak daha girdiğini belirtir; örneğin büyük büyükbaba.

Basit İngilizce açıklama: Added to a family name to show one more generation away from you.

  • My great-grandmother lived in this village.
  • We found a photograph of his great-grandfather.
  • Her great-great-grandparents came from Italy.

Sık kullanılan kalıplar: great grandfather, great aunt

HÜKÜMDAR UNVANIB1

Büyük

Ünlü bir hükümdarın adında, çok önemli veya başarılı görüldüğünü belirten unvan.

Basit İngilizce açıklama: Used in a famous leader’s title to show that people consider them especially important or successful.

  • Peter the Great ruled Russia.
  • The museum has a portrait of Catherine the Great.
  • Our lesson covered the campaigns of Alexander the Great.

Eş anlamlılar: illustrious

Sık kullanılan kalıplar: the Great, a great ruler

ünlem

SEVİNÇ TEPKİSİA1

harika, süper

Bir şeyden memnun olduğunda veya sevindiğinde söylenir.

Basit İngilizce açıklama: Said when you are pleased about something.

  • Great! You can come with us.
  • You passed? Great!
  • Great, we have enough chairs for everyone.

Eş anlamlılar: wonderful, excellent, brilliant

Sık kullanılan kalıplar: great thanks, great idea, great news

ALAYCI TEPKİB1

harika, çok iyi

Kötü bir olay karşısında, kızgınlığı veya hayal kırıklığını alaycı biçimde gösteren söz.

Basit İngilizce açıklama: Said when something bad happens, to show that you are annoyed or disappointed.

  • Great! Now we are late.
  • Oh, great, the printer has broken again.
  • Just great! I left my keys inside.

Eş anlamlılar: wonderful, brilliant

Sık kullanılan kalıplar: oh great, just great

great kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

great ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler