big
İngilizce “big” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /bɪɡ/
big Türkçede: büyük, iri, önemli, hamile, gebe, iri penisli
sıfat
büyük, iri
Boyutu, yüksekliği veya genişliği fazla olan.
Basit İngilizce açıklama: Large in size, height, or width.
- They live in a big house.
- This bag is bigger than mine.
- We need the biggest table available.
önemli, büyük
Önemli olan veya güçlü bir etkisi bulunan.
Basit İngilizce açıklama: Important or having a strong effect.
- This is a big decision.
- Losing that customer was a big mistake.
- Tomorrow is the biggest day of her career.
büyük
Erkek veya kız kardeşten söz ederken yaşça daha büyük olan.
Basit İngilizce açıklama: Older than you, when talking about a brother or sister.
- My big sister helps me read.
- He wants to be like his big brother.
- Do you have a big sister?
hamile, gebe
Hamile olup doğum zamanı yaklaşmış olan.
Basit İngilizce açıklama: Pregnant and close to giving birth.
- She was big with child.
- The mare was big with young.
- A woman big with child rested beside the road.
iri penisli
Penisi büyük olan.
Basit İngilizce açıklama: Having a large penis.
- Her partner is big.
- He wondered whether his lover was big.
- When he undressed, she saw how big he was.
zarf
büyük ölçüde
Büyük miktarda veya büyük başarı elde edecek şekilde.
Basit İngilizce açıklama: By a large amount or with great success.
- They won big last night.
- He lost big at the casino.
- Dream big and work toward your goals.
büyük konuşarak
Yeteneklerini veya planlarını çok etkileyici gösterecek şekilde konuşarak.
Basit İngilizce açıklama: In a way that makes your abilities or plans sound very impressive.
- He likes to talk big.
- She talked big but never finished the job.
- They talk big about their plans for success.
big kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpbig ile kurulan ifadeler
- big deal: çok mühim, çok önemli
- big toe: ayak başparmağı
- big data: büyük veri
- big up: övmek, yüceltmek
- big screen: büyük ekran
- big boy
- big man
- big house
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語