LookItUp

keep

İngilizce “keep” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /kiːp/

keep Türkçede: tutmak, saklamak, kalmak, korumak, muhafaza etmek, geçim

fiil

ELİNDE TUTMAA1

tutmak, saklamak

Bir şeyi geri vermeyip veya başkasına vermeyip elinde bulundurmaya devam etmek.

Basit İngilizce açıklama: To continue to have something instead of returning it or giving it away.

  • You can keep the pen.
  • I kept the jacket she gave me.
  • Do you want to keep these photos?

Eş anlamlılar: retain, hold on to

Zıt anlamlılar: return

Sık kullanılan kalıplar: keep the change, keep something forever, keep a copy, keep old letters

AYNI KALMAA2

kalmak

Belli bir durumda olmaya devam etmek.

Basit İngilizce açıklama: To stay in a particular state or condition.

  • Please keep quiet.
  • We kept warm by the fire.
  • How do you keep so calm?

Nasıl kullanılır: keep + adjective (Keep still while I take the photo.)

Eş anlamlılar: stay, remain

Sık kullanılan kalıplar: keep quiet, keep warm, keep calm

DURUMU KORUMAA2

tutmak, korumak

Birinin veya bir şeyin belli bir durumda kalmasını sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To make sure someone or something stays in a particular condition.

  • Keep your hands clean.
  • The lid kept the food fresh.
  • How do you keep the children busy?

Nasıl kullanılır: keep someone/something + adjective (This coat keeps me warm.); keep something in something (Keep the flowers in water.)

Eş anlamlılar: maintain, preserve

Sık kullanılan kalıplar: keep something clean, keep someone happy, keep something dry

EMANET SAKLAMAA2

saklamak, muhafaza etmek

Bir şeyi sahibi ihtiyaç duyana kadar güvenli bir yerde saklamak.

Basit İngilizce açıklama: To hold something for someone and protect it until they need it.

  • Can you keep my bag?
  • She kept my passport safe during the trip.
  • I will keep your money until you return.

Nasıl kullanılır: keep something for someone (Can you keep my keys for me?)

Eş anlamlılar: hold, look after

Sık kullanılan kalıplar: keep something safe, keep something for someone

isim

GEÇİMC1

geçim, iaşe

Yaşamak için gereken yiyecek, barınak veya para.

Basit İngilizce açıklama: The food, shelter, or money someone needs to live.

  • He works for his keep.
  • She earned her keep by cooking for the family.
  • The farm pays for the horses’ keep.

Eş anlamlılar: upkeep, maintenance

Sık kullanılan kalıplar: earn your keep, pay for someone’s keep

İÇ KALEB2

iç kale

Bir kalenin ortasında bulunan, saldırı sırasında korunmak için kullanılan sağlam kule.

Basit İngilizce açıklama: The strong central tower of a castle, used for protection during attacks.

  • The keep has thick walls.
  • Soldiers defended the keep during the attack.
  • We climbed to the top of the old keep.

Eş anlamlılar: central tower

Sık kullanılan kalıplar: castle keep, stone keep, inside the keep

BAKIM DURUMUC2

durum

Bir şeyin, özellikle gördüğü bakımın sonucunda, nasıl bir durumda olduğu.

Basit İngilizce açıklama: The condition something is in, especially how well it has been looked after.

  • The house was in good keep.
  • They found the estate in poor keep.
  • The old grounds remain in fine keep.

Nasıl kullanılır: in good/poor keep (The gardens were in good keep.)

Eş anlamlılar: condition, state

Sık kullanılan kalıplar: in good keep, in poor keep

keep kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

keep ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler