major
İngilizce “major” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈmeɪdʒɚ/ · İngiltere /ˈmeɪdʒə/
major Türkçede: büyük, önemli, ciddi, majör, çoğunluk oluşturan, reşit
sıfat
büyük, önemli, ciddi
Büyüklüğü, ciddiyeti veya önemi nedeniyle güçlü bir etkisi olan.
Basit İngilizce açıklama: Large, serious, or important enough to have a strong effect.
- We have a major problem.
- The storm caused major damage to the town.
- She played a major role in the decision.
majör
Majör dizi veya akorla ilgili; bazı aralıklarda karşılık gelen minör aralıktan daha geniş.
Basit İngilizce açıklama: Describing a musical scale or related chord, or certain intervals that are wider than the corresponding minor ones.
- The song is in a major key.
- She played a major chord on the piano.
- A major third is wider than a minor third.
büyük, çoğunluk oluşturan
Miktar, boyut veya sayı bakımından geri kalan bölümden daha büyük olan.
Basit İngilizce açıklama: Greater in amount, size, or number than the remaining part.
- We spent the major part of our budget.
- The major portion of the land belongs to her family.
- Repair costs took the major share of the available funds.
reşit
Yasal olarak yetişkin sayılacak yaşa gelmiş.
Basit İngilizce açıklama: Old enough to be legally treated as an adult.
- His son is now major.
- The document distinguishes major children from minor children.
- Only legally major applicants may sign this agreement.
isim
ana dal
Bir öğrencinin üniversitede ağırlıklı olarak okuduğu alan.
Basit İngilizce açıklama: The main subject a student studies at a college or university.
- My major is history.
- She changed her major to chemistry.
- Have you chosen a major yet?
binbaşı
Yüzbaşıdan yüksek, yarbaydan düşük rütbedeki subay.
Basit İngilizce açıklama: A military officer whose rank is above captain and below lieutenant colonel.
- He is a major in the army.
- She was promoted to major last year.
- The major ordered the soldiers to wait.
reşit kişi
Yasal olarak yetişkin sayılacak yaşa gelmiş kişi.
Basit İngilizce açıklama: A person who is legally old enough to be treated as an adult.
- The law considers her a major.
- Majors can sign these contracts without parental permission.
- The form asks whether the applicant is a major or a minor.
fiil
ana dal olarak okumak
Üniversitede bir alanı ana dal olarak seçip okumak.
Basit İngilizce açıklama: To study one subject as your main area at a college or university.
- I major in chemistry.
- He majored in history at college.
- Will you major in music or art?
major kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpmajor ile kurulan ifadeler
- major general: tümgeneral
- major league
- major in: bir alanda ana dal yapmak
- major junior
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語