LookItUp

kill

İngilizce “kill” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /kɪl/

kill Türkçede: öldürmek, bitirmek, sona erdirmek, çok acıtmak, çok ağrıtmak, kapatmak

fiil

ÖLDÜRMEKA2

öldürmek

Bir insanın, hayvanın veya başka bir canlının ölümüne neden olmak.

Basit İngilizce açıklama: To cause a person, animal, or other living thing to die.

  • The poison killed the insects.
  • Many people were killed in the storm.
  • Can this disease kill a healthy adult?

Eş anlamlılar: assassinate, dispatch, drill, ice

Zıt anlamlılar: save, revive

Sık kullanılan kalıplar: kill someone, kill insects

SONA ERDİRMEKB2

bitirmek, sona erdirmek

Bir şeyin sürmesini veya gerçekleşmesini engelleyerek ona son vermek.

Basit İngilizce açıklama: To stop something from continuing or happening.

  • That argument killed the mood.
  • The council killed our proposal.
  • High costs could kill the whole project.

Eş anlamlılar: end, stop, put an end to

Sık kullanılan kalıplar: kill a plan, kill the mood

ÇOK ACITMAKB1

çok acıtmak, çok ağrıtmak

Birine çok fazla ağrı, acı veya rahatsızlık vermek.

Basit İngilizce açıklama: To cause someone a lot of pain or discomfort.

  • My back is killing me.
  • Those tight shoes killed my feet.
  • Is your headache still killing you?

Eş anlamlılar: hurt, cause pain

Sık kullanılan kalıplar: kill someone, kill my feet

KAPATMAKB2

kapatmak, devre dışı bırakmak

Bir makineyi veya sistemi kapatarak ya da devre dışı bırakarak çalışmasını durdurmak.

Basit İngilizce açıklama: To stop a machine or system from working, often by switching it off.

  • Kill the engine and wait here.
  • The power cut killed the computer.
  • She killed the lights before leaving.

Eş anlamlılar: shut off, switch off, disable

Zıt anlamlılar: activate

Sık kullanılan kalıplar: kill the engine, kill the power

MAHVETMEKB2

mahvetmek, harap etmek

Hor kullanarak veya çok fazla kullanarak bir şeyi ciddi biçimde bozmak.

Basit İngilizce açıklama: To damage something badly through rough treatment or heavy use.

  • These paths will kill your shoes.
  • The frost killed our lawn.
  • Years of heavy use killed the old sofa.

Eş anlamlılar: ruin, wreck, destroy

Sık kullanılan kalıplar: kill your shoes, kill the grass

ÇOK GÜLDÜRMEKC1

çok güldürmek, gülmekten kırmak

Birini kahkahalara boğacak kadar güldürmek.

Basit İngilizce açıklama: To make someone laugh a lot.

  • Your jokes kill me.
  • That silly impression killed us.
  • The comedian killed the audience with his final story.

Eş anlamlılar: crack up, amuse

Sık kullanılan kalıplar: kill me, kill the audience

isim

ÖLDÜRME EYLEMİB2

öldürme

Bir insanın veya hayvanın ölümüne neden olan eylem.

Basit İngilizce açıklama: An act that causes a person or animal to die.

  • The lion made a kill.
  • The hunter wanted a quick kill.
  • The pack made several kills that winter.

Eş anlamlılar: killing

Sık kullanılan kalıplar: a clean kill, make a kill

ÖLDÜRÜLEN AVC1

av, öldürülen hayvan

Bir avcının veya başka bir hayvanın öldürdüğü hayvan.

Basit İngilizce açıklama: An animal that another animal or a hunter has killed.

  • The leopard hid its kill.
  • Vultures gathered around the lion’s kill.
  • The wolves carried their kills back to the den.

Eş anlamlılar: prey, carcass

Sık kullanılan kalıplar: its kill, a fresh kill

kill kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

kill ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler