LookItUp

attack

İngilizce “attack” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /əˈtæk/

attack Türkçede: saldırı, eleştiri, taarruz, saldırmak, eleştirmek, yerden yere vurmak

isim

ŞİDDETLİ SALDIRIB1

saldırı

Birini yaralamaya veya bir şeye zarar vermeye yönelik girişim.

Basit İngilizce açıklama: An attempt to hurt a person or damage something.

  • He survived a violent attack.
  • The dog’s attack left her badly hurt.
  • Police are investigating attacks on local shops.

Nasıl kullanılır: an attack on someone/something (The attack on the shop happened at night.)

Eş anlamlılar: assault

Sık kullanılan kalıplar: violent attack, attack on someone, dog attack

SERT ELEŞTİRİB2

eleştiri, saldırı

Birinin itibarını zedelemeyi veya bir düşünceyi ya da hakkı zayıflatmayı amaçlayan ağır eleştiri.

Basit İngilizce açıklama: Strong criticism intended to damage someone’s reputation or weaken an idea or right.

  • His speech was an attack on the government.
  • She faced personal attacks after the interview.
  • They called the ban an attack on freedom.

Nasıl kullanılır: an attack on someone/something (The article contained an attack on her record.)

Eş anlamlılar: criticism, assault

Zıt anlamlılar: praise

Sık kullanılan kalıplar: personal attack, verbal attack, attack on something

ASKERÎ SALDIRIB2

taarruz, saldırı

Askerlerin düşmanı yenmek veya bir yeri ele geçirmek için yaptığı harekât.

Basit İngilizce açıklama: A military action in which soldiers try to defeat an enemy or take a place.

  • The army launched an attack at dawn.
  • Their attack forced the enemy to retreat.
  • Several attacks on the bridge failed.

Nasıl kullanılır: an attack on something (They planned an attack on the enemy base.)

Eş anlamlılar: assault, offensive

Zıt anlamlılar: defence

Sık kullanılan kalıplar: launch an attack, air attack, surprise attack

fiil

SALDIRMAB1

saldırmak

Güç kullanarak birini yaralamaya veya bir şeye zarar vermeye çalışmak.

Basit İngilizce açıklama: To try to hurt someone or damage something using force.

  • The dog attacked him.
  • Soldiers attacked the enemy camp at night.
  • Why did they attack the bus?

Eş anlamlılar: assault, strike

Zıt anlamlılar: defend

Sık kullanılan kalıplar: attack someone, attack a village, attack from behind

AĞIR ELEŞTİRMEB2

eleştirmek, yerden yere vurmak

Birini çok sert biçimde eleştirmek veya suçlamak.

Basit İngilizce açıklama: To criticize or blame someone very strongly.

  • He attacked the manager’s behaviour.
  • The newspapers attacked her for the mistake.
  • She was attacked publicly by her opponents.

Nasıl kullanılır: attack someone for something (They attacked him for wasting public money.)

Eş anlamlılar: criticize, condemn

Zıt anlamlılar: praise

Sık kullanılan kalıplar: attack someone verbally, attack someone for something, attack someone publicly, attack a policy

BALTALAMAC1

baltalamak, saldırmak

Genellikle aleyhinde konuşarak bir şeyi yok etmeye veya ciddi biçimde zayıflatmaya çalışmak.

Basit İngilizce açıklama: To try to destroy or seriously weaken something, often by speaking against it.

  • The false claims attacked her reputation.
  • His lawyers attacked the witness’s credibility.
  • They used rumours to attack his character.

Eş anlamlılar: undermine, assail

Sık kullanılan kalıplar: attack someone’s reputation, attack someone’s credibility, attack someone’s character

İŞE GİRİŞMEC1

ele almak, girişmek

Bir işe veya soruna enerjik ve kararlı biçimde girişmek.

Basit İngilizce açıklama: To start dealing with a task or problem with energy and determination.

  • Let’s attack the hardest problem first.
  • She attacked the cleaning with fresh energy.
  • We can attack the remaining tasks tomorrow.

Nasıl kullanılır: attack something with something (He attacked the task with enthusiasm.)

Eş anlamlılar: tackle, set about

Sık kullanılan kalıplar: attack a problem, attack a task, attack the homework

sıfat

SALDIRI AMAÇLIC1

saldırı

Dövüşmek, zarar vermek veya sertçe eleştirmek amacıyla eğitilmiş, beslenmiş ya da tasarlanmış.

Basit İngilizce açıklama: Trained, kept, or designed to fight, harm, or strongly criticize others.

  • They trained an attack dog.
  • An attack helicopter flew over the base.
  • The candidate released several attack ads.

Sık kullanılan kalıplar: attack dog, attack helicopter, attack ad

attack kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

attack ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler