broadcast
İngilizce “broadcast” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈbrɔːdkæst/ · İngiltere /ˈbrɔːdkɑːst/
Diğer biçimleri: broadcasts
broadcast Türkçede: yayınlamak, duyurmak, yaymak, yayına çıkmak, serperek ekmek, serpmek
fiil
yayınlamak
Bir programı, mesajı veya sinyali birçok kişinin alabilmesi için elektronik yollarla iletmek.
Basit İngilizce açıklama: To send a programme, message, or signal electronically so many people can receive it.
- They broadcast the match live.
- This station broadcasts news every hour.
- The speech was broadcast across the country yesterday.
duyurmak, yaymak
Bir bilgiyi, özellikle gizli kalabilecek bir şeyi, birçok kişiye anlatmak.
Basit İngilizce açıklama: To tell many people something, especially information that might be private.
- Please do not broadcast my secret.
- He broadcast the news to everyone at work.
- She broadcasts every little success on social media.
yayına çıkmak
Bir radyo veya televizyon programında konuşmak, sunuculuk yapmak ya da gösteri yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To speak, present, or perform on a radio or television programme.
- She broadcasts regularly on television.
- He first broadcast as a guest expert.
- Have you ever broadcast from a busy railway station?
serperek ekmek, serpmek
Tohumları toprağın geniş bir bölümüne serperek ekmek.
Basit İngilizce açıklama: To spread seeds over a wide area of ground.
- Broadcast the seeds over the soil.
- We broadcast grass seed across the bare ground.
- Farmers once broadcast grain by hand.
isim
yayın
İnsanların dinlemesi veya izlemesi için radyo ya da televizyondan iletilen program.
Basit İngilizce açıklama: A programme sent by radio or television for people to hear or watch.
- We watched the broadcast together.
- The radio broadcast began at six.
- Did you hear yesterday’s news broadcast?
sıfat
yayınlanan
Birçok kişinin görmesi veya duyması için elektronik yollarla iletilmiş olan.
Basit İngilizce açıklama: Sent electronically so that many people can hear or see it.
- The broadcast signal was weak.
- We compared the recorded and broadcast versions.
- Broadcast messages reached homes across the region.
serpme, serpilmiş
Düzenli sıralara ekilmek yerine geniş bir alana serpilmiş olan.
Basit İngilizce açıklama: Spread across a wide area instead of placed in neat rows.
- The broadcast seed covered the field.
- Broadcast sowing is useful for planting grass.
- Rain washed some broadcast grain off the slope.
broadcast hakkında sık sorulanlar
broadcast ne demek?
“broadcast” Türkçede “yayınlamak” demektir. Bir programı, mesajı veya sinyali birçok kişinin alabilmesi için elektronik yollarla iletmek.
broadcast Türkçesi nedir?
broadcast kelimesinin Türkçe çevirileri: yayınlamak, duyurmak, yaymak, yayına çıkmak, serperek ekmek, serpmek.
broadcast nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˈbrɔːdkæst/, İngiliz İngilizcesinde /ˈbrɔːdkɑːst/ diye okunur.
broadcast cümle içinde nasıl kullanılır?
They broadcast the match live. This station broadcasts news every hour.
broadcast kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語