walk
İngilizce “walk” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /wɔːk/
walk Türkçede: yürümek, gezdirmek, yürüyerek eşlik etmek, cezadan kurtulmak, serbest kalmak, kaybolmak
fiil
yürümek
Koşmadan, adım atarak bir yerden başka bir yere gitmek.
Basit İngilizce açıklama: To move on your feet, taking steps without running.
- I walk to school.
- We walked slowly through the park.
- Can your baby walk yet?
yürümek
Belirli bir mesafeyi veya güzergâhı yürüyerek katetmek.
Basit İngilizce açıklama: To travel a particular distance or route on foot.
- We walk three miles every day.
- She walked the entire route alone.
- How far did you walk yesterday?
gezdirmek, yürüyerek eşlik etmek
Bir insanı veya hayvanı yürüyerek bir yere götürmek; genellikle eşlik etmek veya hareket etmesini sağlamak için.
Basit İngilizce açıklama: To take a person or animal somewhere on foot, usually for company or exercise.
- I walk the dog every morning.
- He walked his grandmother to the bus stop.
- Will you walk me home?
cezadan kurtulmak, serbest kalmak
Bir suç nedeniyle mahkemede yargılanıp ceza almadan serbest kalmak.
Basit İngilizce açıklama: To leave court without being punished for a crime.
- The suspect might walk.
- Without a witness, the accused man walked free.
- The jury let him walk despite the evidence.
kaybolmak, çalınmak
Bir eşyanın, çoğu zaman çalındığı için, ortadan kaybolması.
Basit İngilizce açıklama: If an object does this, it disappears, often because someone steals it.
- Leave cash here and it will walk.
- Several tools walked from the workshop last week.
- Phones tend to walk when nobody is watching.
isim
yürüyüş, gezinti
Genellikle keyif veya egzersiz için yürüyerek yapılan gezinti.
Basit İngilizce açıklama: A trip you make on foot, often for pleasure or exercise.
- We went for a walk.
- A short walk helped me feel better.
- Did you enjoy your walk with the dog?
yürüme mesafesi, yürüyüş mesafesi
İki yer arasındaki uzaklığın yürüyerek gidilen mesafe veya süreyle ifade edilmesi.
Basit İngilizce açıklama: The distance between places measured by how far or how long you travel on foot.
- The station is a short walk away.
- It is a long walk from here to school.
- The hotel is a ten-minute walk from the beach.
walk kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpwalk ile kurulan ifadeler
- walk in the park
- walk of life
- walk out: çekip gitmek, protesto ederek ayrılmak
- walk the dog: köpeği gezdirmek
- walk through: içinden yürüyerek geçmek
- walk the talk: söylediğini yapmak, sözünü tutmak
- walk around: dolaşmak, gezinmek
- walk away: vazgeçmek, çekilmek
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語