LookItUp

prime

İngilizce “prime” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /praɪm/

prime Türkçede: başlıca, birinci sınıf, en uygun, asal, ilk, başlangıç

sıfat

EN İYİB2

başlıca, birinci sınıf, en uygun

En iyi, en önemli veya belirli bir amaca özellikle uygun olan.

Basit İngilizce açıklama: Best, most important, or especially suitable for a purpose.

  • The shop is in a prime location.
  • Safety is our prime concern.
  • This is a prime example of careful planning.

Eş anlamlılar: excellent, main, ideal

Sık kullanılan kalıplar: prime example, prime location, prime suspect, prime concern

ASALB1

asal

Birden büyük olup yalnızca bire ve kendisine kalansız bölünebilen tam sayılar için kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: Describing a whole number greater than one that divides exactly only by one and itself.

  • Seven is a prime number.
  • Find the prime factors of twelve.
  • Is ninety-seven prime?

Eş anlamlılar: indivisible

Zıt anlamlılar: composite

Sık kullanılan kalıplar: prime number, prime factor, prime integer

İLKC2

ilk, başlangıç

Zaman, sıra veya bir sistem içinde ilk gelen.

Basit İngilizce açıklama: Coming first in time, order, or a system.

  • The prime meridian passes through Greenwich.
  • The philosopher searched for a prime cause of all motion.
  • A prime mover starts the chain of events.

Eş anlamlılar: first, initial, original

Sık kullanılan kalıplar: prime meridian, prime mover, prime cause

isim

EN İYİ DÖNEMB2

en iyi dönem, bahar

Birinin hayatındaki veya bir şeyin gelişimindeki en iyi dönem.

Basit İngilizce açıklama: The best part or period of someone’s life or of something’s development.

  • She is in her prime.
  • The player was past his prime.
  • He spent the prime of his career abroad.

Nasıl kullanılır: in someone’s prime (The singer was in her prime when she recorded this album.); past someone’s prime (The boxer is past his prime.)

Eş anlamlılar: peak, heyday

Sık kullanılan kalıplar: in someone’s prime, past someone’s prime, prime of life

ASAL SAYIB2

asal sayı

Birden büyük, yalnızca bire ve kendisine kalansız bölünebilen tam sayı.

Basit İngilizce açıklama: A whole number greater than one that divides exactly only by one and itself.

  • Two is the smallest prime.
  • The class listed all primes below twenty.
  • Can you find a larger prime?

Eş anlamlılar: prime number

Sık kullanılan kalıplar: a prime, odd prime, large prime

HAZIRLAYICI MADDEC2

hazırlayıcı madde, ateşleme maddesi

Başka bir şeyi kullanıma veya çalışmaya hazırlayan madde; özellikle ateşlemeyi başlatan madde.

Basit İngilizce açıklama: Something used to prepare another thing for use or action.

  • The gunner added a prime to the charge.
  • A damp prime failed to ignite.
  • The spark lit the prime first.

Eş anlamlılar: primer

Sık kullanılan kalıplar: a prime, powder prime, apply a prime

KAPI DİZİSİC2

kapı dizisi

Tavlada, rakibin taşlarının geçmesini engelleyen, taşlarla tutulmuş yan yana haneler.

Basit İngilizce açıklama: In backgammon, a row of occupied spaces that stops the other player’s pieces from moving past.

  • She built a prime across six points.
  • His pieces were trapped behind the prime.
  • A lucky roll helped me break the prime.

Sık kullanılan kalıplar: build a prime, six-point prime, break a prime

PRİM İŞARETİC1

üs işareti, prim işareti

Ölçümlerde ve matematikte sayıların veya harflerin ardından yazılan ′ işareti.

Basit İngilizce açıklama: The mark ′ used after numbers or letters in measurements and mathematics.

  • A prime after a number can mean feet.
  • Write a prime after the letter to mark its derivative.
  • Two primes can indicate a second derivative.

Eş anlamlılar: prime mark

Sık kullanılan kalıplar: prime symbol, double prime, single prime

prime kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

prime ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler