original
İngilizce “original” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /əˈrɪdʒənəl/
original Türkçede: ilk, asıl, özgün, orijinal, yaratıcı, öncü
sıfat
ilk, asıl
Aynı türden daha sonraki kişi veya şeylerden önce var olan ya da gerçekleşen.
Basit İngilizce açıklama: Existing or happening before later people or things of the same kind.
- The original owner still lives nearby.
- We returned to our original plan.
- The house still has its original windows.
özgün, orijinal
Daha önce yapılmış bir şeyi kopyalamadığı için yeni ve ilgi çekici olan.
Basit İngilizce açıklama: New and interesting because it does not copy something already made.
- That is an original idea.
- She wrote a very original story.
- We need something more original for the advertisement.
özgün, yaratıcı
Başkalarından farklı, yeni ve ilgi çekici biçimlerde düşünen.
Basit İngilizce açıklama: Thinking in new, interesting ways that are different from those of other people.
- She is an original thinker.
- His students found him wonderfully original.
- Few writers are as original as she is.
öncü, ilk
Yeni bir etkinlik, tarz veya yöntemi geliştiren ilk kişiler arasında olan.
Basit İngilizce açıklama: Among the first people to develop a new activity, style, or way of doing something.
- She was one of the original pioneers of radio.
- The original players helped create a new musical style.
- Several original members shaped the movement in its early years.
isim
orijinal, asıl
Bir belgenin veya sanat eserinin kopyası değil, kendisi.
Basit İngilizce açıklama: The actual document or artwork, rather than a copy of it.
- Keep the original in a safe place.
- Is this painting an original?
- The museum owns several originals by this artist.
original kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUporiginal ile kurulan ifadeler
- original sin
- original character
- original as sin
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語