party
İngilizce “party” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈpɑːrti/ · İngiltere /ˈpɑːti/
party Türkçede: parti, eğlence, siyasi parti, grup, kafile, taraf
isim
parti, eğlence
İnsanların eğlenmek ve çoğu zaman bir şeyi kutlamak için bir araya geldiği etkinlik.
Basit İngilizce açıklama: An event where people meet to enjoy themselves, often to celebrate something.
- The party starts at six.
- We had a small party for her birthday.
- Did you enjoy the parties last weekend?
parti, siyasi parti
Benzer siyasi görüşlere sahip olup seçimleri kazanmak için örgütlenen insanlar topluluğu.
Basit İngilizce açıklama: An organized group of people with similar political ideas who try to win elections.
- Which party won the election?
- She joined the party last year.
- Several parties opposed the new law.
grup, kafile
Belirli bir iş veya amaç için bir arada bulunan insanlar topluluğu.
Basit İngilizce açıklama: A group of people who are together for a particular activity or purpose.
- A party of five arrived.
- The search party found the missing child.
- Two parties of climbers reached the village.
taraf
Bir davada, anlaşmada veya anlaşmazlıkta taraf olan kişi ya da grup.
Basit İngilizce açıklama: A person or group that is one side in a legal case, agreement, or disagreement.
- Both parties signed the agreement.
- The injured party asked for compensation.
- Neither party accepted responsibility for the dispute.
müfreze, tim
Belirli bir görevi yapmak üzere gönderilen küçük asker grubu.
Basit İngilizce açıklama: A small group of soldiers sent to do a particular job.
- A landing party reached the shore.
- The officer led a small raiding party.
- Two boarding parties searched the enemy ship.
satış partisi, ev satış toplantısı
Birinin evinde, satıcının tanıttığı ürünlerin konuklar tarafından satın alınabildiği toplantı.
Basit İngilizce açıklama: A meeting at someone’s home where guests can buy products shown by a seller.
- She hosted a jewelry party.
- I bought three bowls at the party.
- These home sales parties help sellers meet new customers.
fiil
parti yapmak, eğlenmek
Başkalarıyla kutlama yaparak, dans ederek veya içki içerek eğlenmek.
Basit İngilizce açıklama: To enjoy yourself with other people by celebrating, dancing, or drinking.
- They partied all night.
- We love to party with friends.
- Are you partying again this weekend?
grup kurmak, gruba katılmak
Çevrimiçi bir oyunda diğer oyuncularla aynı gruba katılmak veya grup kurmak.
Basit İngilizce açıklama: To join other players in a team in an online game.
- Let’s party with a healer.
- We partied together for the dungeon quest.
- Can beginners party with experienced players?
party kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpparty ile kurulan ifadeler
- party animal
- party political
- party boy
- party to
- party on
- party up
- party school
- party down
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語