LookItUp

particular

İngilizce “particular” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /pɚˈtɪkjəlɚ/ · İngiltere /pəˈtɪkjələ/

particular Türkçede: belirli, belli, özel, titiz, seçici, özellikle

sıfat

BELİRLİ BİRİB1

belirli, belli

Herhangi birini değil, belli bir kişiyi veya şeyi kastettiğimizi belirtir.

Basit İngilizce açıklama: Used to show that you mean one exact person or thing.

  • I like that particular colour.
  • Was there a particular reason for calling?
  • That particular shop closes early on Fridays.

Eş anlamlılar: specific, certain

Zıt anlamlılar: general

Sık kullanılan kalıplar: this particular case, a particular person, that particular day, a particular model

ÖZELB2

özel

Normalden daha önemli veya büyük olan ya da özellikle bir kişiyle veya şeyle ilgili olan.

Basit İngilizce açıklama: Greater or more important than usual, or connected especially with one person or thing.

  • This issue needs particular attention.
  • She took particular pleasure in helping children.
  • There was no particular reason for my visit.

Eş anlamlılar: special, especially great

Sık kullanılan kalıplar: of particular importance, take particular interest, no particular reason, no particular order

ZOR BEĞENENB2

titiz, seçici

Kolay beğenmeyen, yalnızca hoşuna giden veya iyi bulduğu şeyleri kabul eden.

Basit İngilizce açıklama: If someone is like this, they choose carefully and accept only what they like or think is good.

  • She is very particular about food.
  • He has always been particular about his clothes.
  • Are you particular about where you sit?

Nasıl kullanılır: particular about something (My father is particular about his coffee.)

Eş anlamlılar: fussy, choosy, picky

Zıt anlamlılar: easygoing

Sık kullanılan kalıplar: particular about food, very particular, particular about something

isim

ÖZELLİKLEB1

özellikle, bilhassa

“in particular” ifadesinde bir kişiye veya şeye özellikle dikkat çekmek için kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: In the expression "in particular", used to give special attention to one person or thing.

  • I enjoyed the music in particular.
  • Is there anything in particular you need?
  • Two pictures in particular caught her attention.

Nasıl kullanılır: someone/something in particular (One student in particular needed help.)

Sık kullanılan kalıplar: in particular, nothing in particular, someone in particular

AYRINTIC1

ayrıntı, bilgi

Bir konuyla ilgili küçük bir bilgi; genellikle çoğul biçimde kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: One small piece of information about something; usually used in the plural.

  • Please send us your particulars.
  • The two accounts differ in several particulars.
  • She checked every particular before signing the form.

Eş anlamlılar: detail

Sık kullanılan kalıplar: every particular, in every particular, one important particular

TEKİL DURUMC2

tekil, tikel

Genel bir kavramdan veya grubun bütününden ayrı ele alınan tek bir şey ya da durum.

Basit İngilizce açıklama: A single thing or case, considered separately from a whole group or general idea.

  • A particular is an individual thing.
  • The philosopher distinguished particulars from universals.
  • This theory explains how each particular belongs to a class.

Eş anlamlılar: individual, instance

Zıt anlamlılar: universal

Sık kullanılan kalıplar: a concrete particular, an individual particular, particular and universal

particular kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler