general
İngilizce “general” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈdʒɛnərəl/ · İngiltere /ˈdʒenərəl/
general Türkçede: genel, kabaca, general, stratejist, taktikçi
sıfat
genel
Tek bir kişi veya şeyle sınırlı olmayıp birçok kişiyi veya şeyi ilgilendiren.
Basit İngilizce açıklama: Concerning many things or people, rather than one particular thing or person.
- She gave us some general advice.
- The course covers general health problems.
- These rules apply to the general public.
kabaca, genel
Kesin bilgiler veya ayrıntılar vermeden bir şey hakkında kabaca fikir veren.
Basit İngilizce açıklama: Giving a broad idea of something without exact facts or details.
- I have a general idea of the cost.
- She gave a general description of the house.
- Can you explain the general outline of your plan?
isim
general
Çok sayıda askere komuta eden, çok yüksek rütbeli subay.
Basit İngilizce açıklama: A military officer with a very high rank who commands many soldiers.
- The general spoke to the soldiers.
- Two generals met to discuss the battle.
- She became a general after years in the army.
stratejist, taktikçi
Savaş planlamada veya bir harekâtı yönetmede çok becerikli kişi.
Basit İngilizce açıklama: Someone very skilled at planning battles or directing a campaign.
- She proved a brilliant general in the final campaign.
- History remembers him as a great general.
- As a general, he understood how to defeat larger forces.
general kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpgeneral ile kurulan ifadeler
- general practitioner: aile doktoru, aile hekimi
- general public
- general election: genel seçim
- general relativity: genel görelilik, genel görelilik kuramı
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語