leading
İngilizce “leading” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ˈliːdɪŋ/
leading Türkçede: önde gelen, başta gelen, yönlendirici, yeden
sıfat
önde gelen, başta gelen
Bir alanda en önemli, başarılı veya üst sıralarda olanlardan biri.
Basit İngilizce açıklama: Among the most important, successful, or highly placed in a particular area.
- She is a leading scientist.
- He played a leading role in the campaign.
- The company became a leading supplier of medical equipment.
yönlendirici
Özellikle beklenen cevabı ima ederek birinin yanıtını yönlendiren.
Basit İngilizce açıklama: Giving direction, especially by suggesting the answer someone is expected to give.
- That is a leading question.
- The lawyer asked several leading questions.
- Her leading remarks encouraged the child to agree.
isim
yeden
Bir dizinin yedinci notası; bir üst oktavdaki ilk notanın hemen altında yer alır.
Basit İngilizce açıklama: The seventh note of a musical scale, just below the first note of the next scale.
- The leading note rises to the tonic.
- In C major, B is the leading note.
- The melody pauses on the leading note.
leading kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpleading ile kurulan ifadeler
- leading light
- leading strings
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語