old
İngilizce “old” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /oʊld/ · İngiltere /əʊld/
old Türkçede: eski, yaşlı, yaşında, yaşındaki, önceki, bayat
sıfat
eski, yaşlı
Uzun süredir yaşayan veya var olan.
Basit İngilizce açıklama: Having lived or existed for a long time.
- This is an old house.
- An old woman sat beside me.
- The oldest tree in the park has fallen.
yaşında, yaşındaki
Sayı veya soruyla birlikte birinin ya da bir şeyin ne kadar zamandır var olduğunu belirtir.
Basit İngilizce açıklama: Used with a number or question to say how long someone or something has existed.
- I am ten years old.
- How old is this building?
- Her baby was only two weeks old.
eski, önceki
Eskiden kullanılan, bilinen veya hayatında yer alan, ama artık öyle olmayan.
Basit İngilizce açıklama: Used, known, or connected with you in the past, but no longer.
- I miss my old school.
- She sent the letter to my old address.
- Was your old boss friendly?
bayat, beklemiş
Uzun süre beklediği için tazeliğini yitirmiş, kullanılması tehlikeli olabilecek.
Basit İngilizce açıklama: Kept so long that it is no longer fresh or may be unsafe to use.
- This bread is old and hard.
- She threw away the old milk.
- Don’t eat that old food from the fridge.
isim
yaşlılar
Yaşlı insanları bir grup olarak anlatır; genellikle “the old” ifadesinde kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: Older people considered together as a group, usually in the expression “the old”.
- The old need good healthcare.
- The festival brought together young and old.
- The charity provides meals for the old.
ihtiyar, yaşlı
Kendinden yaşça büyük biri; özellikle gençlerin yetişkinler için kullandığı söz.
Basit İngilizce açıklama: A person older than you, especially an adult as seen by a teenager.
- The teenagers called him an old.
- The olds complained about the loud music.
- She joked that the party was full of olds.
old kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpold ile kurulan ifadeler
- old man: yaşlı adam, ihtiyar
- old woman: yaşlı kadın
- old age: yaşlılık, ihtiyarlık
- old school
- old lady
- old boy
- old hand
- old money
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語