LookItUp

miss

İngilizce “miss” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /mɪs/

miss Türkçede: ıskalamak, kaçırmak, özlemek, katılamamak, anlamamak, kavrayamamak

fiil

HEDEFİ ISKALAMAKA2

ıskalamak, kaçırmak

Bir şeye vurmayı, onu yakalamayı veya ona ulaşmayı deneyip başaramamak.

Basit İngilizce açıklama: You try to hit, catch, or reach something but fail.

  • He missed the ball.
  • My arrow missed the target completely.
  • How could you miss from that distance?

Zıt anlamlılar: hit

Sık kullanılan kalıplar: miss the target, miss the ball, miss a catch

ÖZLEMEKA1

özlemek

Sevdiğiniz biri veya bir şey yanınızda olmadığı için üzüntü duymak.

Basit İngilizce açıklama: You feel sad because someone or something you like is no longer with you.

  • I miss my family.
  • She missed her old house.
  • Do you miss living near your friends?

Nasıl kullanılır: miss doing something (I miss walking beside the sea.)

Eş anlamlılar: long for

Sık kullanılan kalıplar: miss someone, miss home, miss someone terribly

KATILAMAMAKA2

kaçırmak, katılamamak

Gitmeyi beklediğiniz veya istediğiniz bir etkinliğe katılmamak.

Basit İngilizce açıklama: You do not go to an event or activity that you expected or wanted to attend.

  • I missed class yesterday.
  • She will miss the wedding because she is ill.
  • Have you ever missed an important meeting?

Eş anlamlılar: be absent from

Zıt anlamlılar: attend

Sık kullanılan kalıplar: miss a class, miss a meeting, miss the party

ARACI KAÇIRMAKA2

kaçırmak

Geç kaldığınız için otobüs, tren veya uçak gibi bir araca binememek.

Basit İngilizce açıklama: You arrive too late to get on a bus, train, plane, or other transport.

  • We missed the bus.
  • He ran to avoid missing his train.
  • What happens if I miss my connecting flight?

Zıt anlamlılar: catch

Sık kullanılan kalıplar: miss the bus, miss a train, miss a flight

ANLAYAMAMAKB1

anlamamak, kavrayamamak

Bir fikri, anlamı veya söylenenlerin önemli bir bölümünü anlayamamak.

Basit İngilizce açıklama: You fail to understand an idea, meaning, or important part of what someone says.

  • You missed the point.
  • I think she missed the meaning of his reply.
  • Did you miss the joke, or was it simply unfunny?

Eş anlamlılar: misunderstand

Zıt anlamlılar: understand

Sık kullanılan kalıplar: miss the point, miss the meaning, miss the joke

HEDEFE ULAŞAMAMAKB2

ulaşamamak, kaçırmak

Ulaşmayı umduğunuz hedefi, sonucu veya standardı tutturamamak.

Basit İngilizce açıklama: You fail to reach a goal, result, or standard you hoped to achieve.

  • The team missed its sales target.
  • She narrowly missed qualifying for the final.
  • We cannot afford to miss another deadline.

Eş anlamlılar: fall short of

Zıt anlamlılar: achieve

Sık kullanılan kalıplar: miss a target, miss a deadline, miss an opportunity

isim

BEKÂR KADIN UNVANIA1

Bayan

Bir kızın veya evli olmayan kadının adından önce kullanılan unvan.

Basit İngilizce açıklama: A title placed before the name of a girl or unmarried woman.

  • Miss Green is our teacher.
  • Please give this letter to Miss Patel.
  • Is Miss Jones available this afternoon?

Sık kullanılan kalıplar: miss smith, miss jones, dear miss brown

GENÇ KADINA HİTAPB1

hanımefendi, bayan

Adını bilmediğiniz genç bir kadına seslenirken kullanılan nazik söz.

Basit İngilizce açıklama: A polite way to address a young woman whose name you do not know.

  • Excuse me, miss, is this yours?
  • Thank you, miss, for your help.
  • Would you like a bag, miss?

Sık kullanılan kalıplar: excuse me miss, thank you miss, yes miss

miss kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

miss ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler