lodge
İngilizce “lodge” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /lɑdʒ/ · İngiltere /lɒdʒ/
Diğer biçimleri: lodges, lodged, lodging
lodge Türkçede: dağ evi, av köşkü, kır oteli, pansiyon, bekçi evi, bahçıvan evi
isim
dağ evi, av köşkü
İnsanların tatil veya doğa etkinlikleri için kaldığı, kırsal alandaki yapı.
Basit İngilizce açıklama: A building in the countryside where people stay for holidays or outdoor activities.
- We stayed in a mountain lodge.
- The hunters returned to their lodge before dark.
- Several wooden lodges overlook the lake.
kır oteli, pansiyon
Özellikle kırsal alanda bulunan otel veya pansiyon.
Basit İngilizce açıklama: A hotel or inn, especially one in the countryside.
- The lodge serves breakfast at seven.
- We booked two rooms at a country lodge.
- The lodge’s guests can use the swimming pool.
bekçi evi, bahçıvan evi
Büyük bir mülkte çalışan hizmetli veya görevlinin yaşadığı küçük, ayrı ev.
Basit İngilizce açıklama: A small separate house where a servant or worker on a large property lives.
- The gardener lived in a small lodge.
- A lodge stood beside the estate’s main gate.
- They repaired the keeper’s lodge before he moved in.
kunduz yuvası
Kunduzun göl veya gölette dallar ve çamurla yaptığı barınak.
Basit İngilizce açıklama: A shelter that a beaver builds from branches and mud in a lake or pond.
- The beaver built a lodge.
- We spotted two lodges near the lake’s edge.
- The lodge has an entrance below the water.
fiil
sıkışmak, saplanmak
Bir yere sıkıca takılıp çıkarılması zor hale gelmek.
Basit İngilizce açıklama: To become stuck firmly in a place and be difficult to remove.
- A seed lodged between my teeth.
- The bullet lodged in a tree.
- Small stones can lodge in the tire.
saplamak, sıkıştırmak
Bir şeyi belirli bir yere sıkıca sıkıştırmak veya saplamak.
Basit İngilizce açıklama: To make something stick firmly in a particular place.
- The fall lodged a stone in my shoe.
- He lodged the wedge firmly beneath the door.
- The blast had lodged metal fragments in the wall.
konaklamak, kalmak
Genellikle oda ücreti ödeyerek, başkasının evinde geçici olarak yaşamak veya kalmak.
Basit İngilizce açıklama: To live or stay temporarily in someone else’s home, often paying for a room.
- We lodged with my aunt.
- He lodged in a rented room while studying.
- Where will the visiting students lodge?
barındırmak, konaklatmak
Birine bir süreliğine oda veya uyuyacak yer vermek.
Basit İngilizce açıklama: To give someone a room or place to sleep for a time.
- We can lodge two guests here.
- The visitors were lodged in a small hotel.
- Who will lodge the students during their visit?
lodge hakkında sık sorulanlar
lodge ne demek?
“lodge” Türkçede “dağ evi” demektir. İnsanların tatil veya doğa etkinlikleri için kaldığı, kırsal alandaki yapı.
lodge Türkçesi nedir?
lodge kelimesinin Türkçe çevirileri: dağ evi, av köşkü, kır oteli, pansiyon, bekçi evi, bahçıvan evi.
lodge nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /lɑdʒ/, İngiliz İngilizcesinde /lɒdʒ/ diye okunur.
lodge cümle içinde nasıl kullanılır?
We stayed in a mountain lodge. The hunters returned to their lodge before dark.
lodge kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語