grief
İngilizce “grief” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ɡriːf/
grief Türkçede: keder, yas, acı, dert, sıkıntı, ıstırap
isim
keder, yas, acı
Özellikle sevdiğin birinin ölümünden sonra duyulan derin üzüntü.
Basit İngilizce açıklama: Deep sadness, especially after someone you love has died.
- She cried with grief.
- We shared our grief after losing our friend.
- His sudden death filled the family with grief.
dert, sıkıntı
Birinin veya bir şeyin sana çıkardığı sorunlar ya da verdiği rahatsızlık.
Basit İngilizce açıklama: Trouble or annoyance that someone or something causes you.
- This old car gives me grief.
- They gave her grief about her clothes.
- Will I get grief for leaving early?
ıstırap, sıkıntı
Hayatı zorlaştıran acı veya güçlükler.
Basit İngilizce açıklama: Pain or difficulty that makes life hard.
- War brought grief to every village.
- They endured years of grief and hardship.
- His life held more grief than comfort.
dert, üzüntü kaynağı
Üzüntü veya acıya yol açan olay ya da sorun.
Basit İngilizce açıklama: An event or problem that causes sadness or pain.
- Her son’s absence was her greatest grief.
- He kept his private griefs to himself.
- Each family had its own grief to bear.
grief hakkında sık sorulanlar
grief ne demek?
“grief” Türkçede “keder” demektir. Özellikle sevdiğin birinin ölümünden sonra duyulan derin üzüntü.
grief Türkçesi nedir?
grief kelimesinin Türkçe çevirileri: keder, yas, acı, dert, sıkıntı, ıstırap.
grief nasıl okunur?
/ɡriːf/ diye okunur.
grief cümle içinde nasıl kullanılır?
She cried with grief. We shared our grief after losing our friend.
grief kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語