stay
İngilizce “stay” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /steɪ/
stay Türkçede: kalmak, konaklamak, konaklama, kalış, yaka baleni, balen
fiil
kalmak
Bulunduğu yerden ayrılmayıp orada kalmak.
Basit İngilizce açıklama: If you do this, you remain where you are instead of leaving.
- Please stay here.
- She stayed in bed all morning.
- Will you stay at home tonight?
kalmak, konaklamak
Bir ziyaret sırasında bir yerde bir süre bulunmak, çoğu zaman orada geceyi geçirmek.
Basit İngilizce açıklama: To spend some time in a place, often sleeping there during a visit.
- We stayed at a hotel.
- Can I stay with you this weekend?
- They are staying in Rome for a month.
kalmak
Aynı durumda ya da halde olmaya devam etmek.
Basit İngilizce açıklama: To continue to be in the same state or condition.
- Try to stay calm.
- The soup stayed warm for hours.
- How do you stay awake during long journeys?
isim
konaklama, kalış
Özellikle ziyaretçi ya da hasta olarak bir yerde geçirilen süre.
Basit İngilizce açıklama: A period of time you spend in a place, especially as a visitor or patient.
- Enjoy your stay.
- His hospital stay lasted three days.
- We have had several short stays in that village.
yaka baleni, balen
Giysinin içine yerleştirilen ve şeklini korumasını sağlayan sert, ince şerit.
Basit İngilizce açıklama: A stiff strip inside clothing that helps it keep its shape.
- The collar needs a stay.
- She replaced the broken stays in her corset.
- Remove the metal stays before washing the shirt.
destek, dayanak
Bir kişiye destek olan ya da bir şeyi yerinde tutan kişi veya şey.
Basit İngilizce açıklama: A person or thing that supports someone or holds something in place.
- Her brother was her only stay.
- A wooden stay held the frame upright.
- These stays support the roof.
particle
hep, sürekli
İngilizcenin bazı çeşitlerinde bir eylemin ya da durumun düzenli olarak veya hep gerçekleştiğini belirtir.
Basit İngilizce açıklama: In some varieties of English, this marks an action or state that happens regularly or all the time.
- He stay talking during class.
- They stay arguing about money.
- She stay busy on weekends.
stay kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpstay ile kurulan ifadeler
- stay the night: geceyi geçirmek, gece kalmak
- stay behind
- stay up: uyanık kalmak, yatmamak
- stay put
- stay back: uzak durmak, geride durmak
- stay at home
- stay in: evde kalmak
- stay on: üzerinde kalmak, takılı kalmak
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語