LookItUp

brilliant

İngilizce “brilliant” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ˈbrɪljənt/

brilliant Türkçede: harika, mükemmel, çok zeki, dahi, parlak, ışıl ışıl

sıfat

ÇOK İYİA2

harika, mükemmel

Son derece iyi, keyifli veya etkileyici olan.

Basit İngilizce açıklama: Extremely good, enjoyable, or impressive.

  • That is a brilliant idea.
  • We had a brilliant time.
  • Her performance last night was brilliant.

Eş anlamlılar: excellent, wonderful, great

Zıt anlamlılar: terrible

Sık kullanılan kalıplar: brilliant idea, brilliant performance, brilliant time

MÜKEMMELB1

harika, mükemmel

Son derece iyi veya hayranlık uyandıracak kadar etkileyici olan.

Basit İngilizce açıklama: Extremely good or impressive.

  • That is a brilliant idea.
  • You did a brilliant job today.
  • Was the film as brilliant as everyone said?

Eş anlamlılar: excellent, wonderful, outstanding

Zıt anlamlılar: terrible

Sık kullanılan kalıplar: brilliant idea, brilliant performance, brilliant work

ÇOK ZEKİB2

çok zeki, dahi

Son derece zeki veya düşünme ve anlama konusunda olağanüstü yetenekli olan.

Basit İngilizce açıklama: Extremely clever or unusually skilled at thinking and understanding.

  • She is a brilliant scientist.
  • He was one of our most brilliant students.
  • Her brilliant mind quickly found a solution.

Eş anlamlılar: clever, intelligent, gifted

Zıt anlamlılar: stupid

Sık kullanılan kalıplar: brilliant scientist, brilliant mind, brilliant student

ÇOK PARLAKB2

parlak, ışıl ışıl

Çok güçlü ışık saçan veya renkleri çok belirgin ve canlı olan.

Basit İngilizce açıklama: Shining very brightly or having very strong, clear colors.

  • A brilliant light filled the room.
  • The sky was a brilliant blue.
  • Diamonds sparkled in the brilliant sunshine.

Eş anlamlılar: bright, radiant, vivid

Zıt anlamlılar: dim, dull

Sık kullanılan kalıplar: brilliant light, brilliant colors, brilliant sunshine

CANLI RENKB2

canlı, parlak

Çok güçlü, parlak ve canlı bir rengi anlatır.

Basit İngilizce açıklama: A colour that is very strong and bright.

  • The bird has brilliant blue feathers.
  • She wore a scarf in brilliant colours.
  • Brilliant red flowers filled the garden.

Eş anlamlılar: vivid, bright

Zıt anlamlılar: dull

Sık kullanılan kalıplar: brilliant blue, brilliant colours, brilliant red

isim

KESİLMİŞ DEĞERLİ TAŞC2

pırlanta

Işığı yansıtması için çok sayıda küçük düz yüzeyle kesilmiş değerli taş, özellikle elmas.

Basit İngilizce açıklama: A valuable stone, especially a diamond, cut with many small flat sides to reflect light.

  • The ring held a small brilliant.
  • The jeweller showed us two brilliants.
  • Light flashed from the brilliant in her necklace.

Sık kullanılan kalıplar: round brilliant, cut brilliant, brilliant diamond

brilliant kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler