LookItUp

gray

İngilizce “gray” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ɡreɪ/

gray Türkçede: gri, yaşlılara ait, grileşmek, ağarmak, yaşlanmak, bulut örtüsü

sıfat

GRİ RENKTEA1

gri

Siyahla beyaz arasında bir renge sahip olan.

Basit İngilizce açıklama: Having a colour between black and white.

  • The cat is gray.
  • She wore a gray coat.
  • Dark gray clouds covered the sky.

Eş anlamlılar: grey

Sık kullanılan kalıplar: gray hair, gray sky, gray coat, gray walls

YAŞLILARLA İLGİLİC1

yaşlılara ait

Yaşlı insanlarla, özellikle onların parası, ilgi alanları veya toplumdaki etkisiyle ilgili.

Basit İngilizce açıklama: Connected with older people, especially their money, interests, or influence.

  • The gray vote influenced the election.
  • Businesses compete for the gray dollar.
  • Gray spending is important to the travel industry.

Eş anlamlılar: elder, geriatric, elder, elderly

Sık kullanılan kalıplar: gray dollar, gray vote, gray market spending

fiil

GRİLEŞMEB2

grileşmek, ağarmak

Siyahla beyaz arasında bir renk almak; özellikle saçın yaşla birlikte ağarması.

Basit İngilizce açıklama: To become a colour between black and white, especially as hair changes with age.

  • His hair began to gray.
  • Her beard has grayed over the years.
  • Some people gray earlier than others.

Eş anlamlılar: grey

Sık kullanılan kalıplar: hair begins to gray, gray at the temples

NÜFUSUN YAŞLANMASIC1

yaşlanmak

Bir toplumda yaşlı insanların sayısının veya oranının artması.

Basit İngilizce açıklama: To have an increasing number or proportion of older people.

  • The population is starting to gray.
  • As the country grays, demand for care increases.
  • Some rural communities have grayed rapidly.

Eş anlamlılar: age

Sık kullanılan kalıplar: population begins to gray, society continues to gray

isim

GRİA1

gri

Siyahla beyaz arasında kalan renk.

Basit İngilizce açıklama: The colour between black and white.

  • I like gray.
  • We chose a light gray for the walls.
  • The artist mixed several grays.

Eş anlamlılar: grey

Sık kullanılan kalıplar: dark gray, pale gray, shades of gray

BULUTLU GÖKYÜZÜC2

bulut örtüsü

Güneş ışığını örten bulutlar veya kasvetli gökyüzü.

Basit İngilizce açıklama: Clouds or a dull sky that hide the sunlight.

  • The plane vanished into the gray.
  • A pale sun struggled through the gray.
  • They watched the gray gather above the hills.

Eş anlamlılar: cloud, gloom

Sık kullanılan kalıplar: into the gray, through the gray

gray kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

gray ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler