LookItUp

grey

İngilizce “grey” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /ɡreɪ/

grey Türkçede: gri, grileşmek, ağarmak, bulut

sıfat

GRİ RENKA1

gri

Siyah ile beyaz arasında bir renge sahip olan.

Basit İngilizce açıklama: Having a colour between black and white.

  • He wore a grey coat.
  • The sky turned grey before the rain.
  • My grandmother has grey hair.

Eş anlamlılar: gray

Sık kullanılan kalıplar: grey hair, grey sky, dark grey

fiil

GRİLEŞMEKB2

grileşmek, ağarmak

Gri renge dönmek; özellikle saçın yaş ilerledikçe ağarması için kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: To become a colour between black and white, especially as hair changes with age.

  • His hair began to grey.
  • His beard was greying at the edges.
  • The wood greyed as it aged.

Eş anlamlılar: gray

Sık kullanılan kalıplar: begin to grey, grey with age, grey at something

isim

RENKA1

gri

Siyah ile beyaz arasındaki renk.

Basit İngilizce açıklama: A colour between black and white.

  • Grey is my favourite colour.
  • She painted the walls a pale grey.
  • The room used several different greys.

Eş anlamlılar: gray

Sık kullanılan kalıplar: dark grey, light grey, shade of grey

BULUTC2

bulut

Gökyüzünü karanlık veya donuk gösteren bulutlar.

Basit İngilizce açıklama: Clouds that make the sky look dark or dull.

  • The hills vanished into the grey.
  • A bird flew through the grey above us.
  • They watched the grey gather over the sea.

Eş anlamlılar: cloud

Sık kullanılan kalıplar: into the grey, through the grey

grey kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

grey ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler