grey
İngilizce “grey” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /ɡreɪ/
grey Türkçede: gri, grileşmek, ağarmak, bulut
sıfat
gri
Siyah ile beyaz arasında bir renge sahip olan.
Basit İngilizce açıklama: Having a colour between black and white.
- He wore a grey coat.
- The sky turned grey before the rain.
- My grandmother has grey hair.
fiil
grileşmek, ağarmak
Gri renge dönmek; özellikle saçın yaş ilerledikçe ağarması için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: To become a colour between black and white, especially as hair changes with age.
- His hair began to grey.
- His beard was greying at the edges.
- The wood greyed as it aged.
isim
gri
Siyah ile beyaz arasındaki renk.
Basit İngilizce açıklama: A colour between black and white.
- Grey is my favourite colour.
- She painted the walls a pale grey.
- The room used several different greys.
bulut
Gökyüzünü karanlık veya donuk gösteren bulutlar.
Basit İngilizce açıklama: Clouds that make the sky look dark or dull.
- The hills vanished into the grey.
- A bird flew through the grey above us.
- They watched the grey gather over the sea.
grey kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpgrey ile kurulan ifadeler
- grey heron: külrengi balıkçıl
- grey matter
- grey crowned crane
- grey area
- grey partridge: çil keklik
- grey power
- grey cells
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語