LookItUp

flash

İngilizce “flash” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /flæʃ/

flash Türkçede: parlamak, yanıp sönmek, ışık yakıp söndürmek, ışık parlaması, flaş, an

fiil

ANİ PARLAMAB1

parlamak

Çok kısa bir süre boyunca güçlü bir ışıkla parlamak.

Basit İngilizce açıklama: To shine brightly for a very short time.

  • Lightning flashed above the trees.
  • A silver bracelet flashed in the sun.
  • Her eyes flash when she gets angry.

Eş anlamlılar: gleam

Sık kullanılan kalıplar: flash brightly, flash across something

YANIP SÖNMEB1

yanıp sönmek

Bir ışığın tekrar tekrar yanması ve sönmesi.

Basit İngilizce açıklama: To shine on and off repeatedly.

  • The red light is flashing.
  • A warning flashed on the screen.
  • Why does this indicator flash?

Eş anlamlılar: blink

Sık kullanılan kalıplar: flash on and off, flash red

IŞIKLA İŞARETB1

ışık yakıp söndürmek

Genellikle işaret vermek için bir ışığı kısa süreliğine veya aralıklarla yakmak.

Basit İngilizce açıklama: To make a light shine briefly or repeatedly, often to send a signal.

  • Flash your headlights twice.
  • She flashed a torch towards the boat.
  • The driver flashed his lights to warn us.

Sık kullanılan kalıplar: flash a light, flash your headlights

isim

KISA PARLAMAB1

ışık parlaması, flaş

Çok kısa bir süre için görünen parlak ışık.

Basit İngilizce açıklama: A bright light that appears for a very short time.

  • I saw a flash of light.
  • The camera flash hurt my eyes.
  • Bright flashes lit up the sky.

Eş anlamlılar: gleam, glint

Sık kullanılan kalıplar: a flash of light, camera flash, use a flash

BİR ANB2

an

Çok kısa bir zaman dilimi.

Basit İngilizce açıklama: A very short time.

  • He was gone in a flash.
  • Dinner was ready in a flash.
  • The opportunity disappeared in a flash.

Eş anlamlılar: instant, moment

Sık kullanılan kalıplar: in a flash, gone in a flash

KISA SÜRELİ AÇILMAC2

frikik

İç çamaşırının veya vücudun mahrem bir bölümünün başkalarına kısa süreliğine görünmesi.

Basit İngilizce açıklama: A brief public view of underwear or a private part of the body.

  • The raised skirt revealed a flash of underwear.
  • A flash of bare bottom startled the audience.
  • The camera caught an accidental flash.

Eş anlamlılar: exposure

Sık kullanılan kalıplar: a flash of underwear, accidental flash

ASKERÎ ARMAC2

askerî arma

Askerî üniformaya takılan küçük arma veya renkli kumaş parçası.

Basit İngilizce açıklama: A small badge or coloured piece of cloth worn on a military uniform.

  • He wore a commando flash.
  • The flash identified her military unit.
  • New flashes were sewn onto their uniforms.

Eş anlamlılar: badge, insignia

Sık kullanılan kalıplar: commando flash, regimental flash, wear a flash

sıfat

ANLAM BELİRTİLMEMİŞC2

Kaynak maddede bu sıfatın anlamı açıklanmıyor.

Basit İngilizce açıklama: The source entry gives no meaning for this adjective.

flash kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

flash ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler