LookItUp

freeze

İngilizce “freeze” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /friːz/

Diğer biçimleri: freezes, froze, frozen

freeze Türkçede: donmak, dondurmak, üşümek, ayaz yapmak, don yapmak, hareketsiz bırakmak

fiil

DONMAA2

donmak, dondurmak

Bir sıvının soğuyarak katı hale gelmesi veya onu soğutup katı hale getirmek.

Basit İngilizce açıklama: If a liquid becomes cold enough, it turns solid; you can also make this happen by cooling it.

  • Water freezes when it gets cold enough.
  • The pond froze overnight.
  • Freeze some water to make ice cubes.

Nasıl kullanılır: freeze into something (The water froze into a solid block.)

Eş anlamlılar: turn to ice, solidify

Zıt anlamlılar: melt, thaw

Sık kullanılan kalıplar: freeze solid, freeze water, freeze into ice

AŞIRI ÜŞÜMEA2

üşümek, donmak

Çok şiddetli bir soğuk hissetmek, aşırı derecede üşümek.

Basit İngilizce açıklama: If you do this, you feel extremely cold.

  • I'm freezing without my coat.
  • We froze while we waited for the bus.
  • You'll freeze if you go outside like that.

Eş anlamlılar: feel very cold

Sık kullanılan kalıplar: freeze outside, freeze to death

SIFIRIN ALTIB1

ayaz yapmak, don yapmak

Hava sıcaklığının sıfır santigrat derecenin altına düşmesi.

Basit İngilizce açıklama: If the weather does this, the temperature falls below zero degrees Celsius.

  • It will freeze tonight.
  • It froze every night last week.
  • Did it freeze while you were away?

Nasıl kullanılır: it freezes (It often freezes here in January.)

Sık kullanılan kalıplar: freeze overnight, freeze tonight

HAREKETSİZ BIRAKMAB2

dondurmak, hareketsiz bırakmak

Genellikle korku veya şaşkınlık nedeniyle birinin aniden hareket edemez hale gelmesine yol açmak.

Basit İngilizce açıklama: To make someone stop moving suddenly, often because they are frightened or shocked.

  • Fear froze him.
  • The guard's shout froze everyone in place.
  • That unexpected sound froze her to the spot.

Nasıl kullanılır: freeze someone to the spot (The sudden scream froze her to the spot.)

Eş anlamlılar: paralyze, immobilize

Sık kullanılan kalıplar: freeze someone, freeze someone still

isim

DONLU HAVAB2

don, şiddetli soğuk

Suyun buza dönüştüğü çok soğuk hava dönemi.

Basit İngilizce açıklama: A period of very cold weather when water turns to ice.

  • A hard freeze damaged the plants.
  • The freeze lasted for three days.
  • Will our pipes survive another freeze?

Eş anlamlılar: cold spell

Sık kullanılan kalıplar: hard freeze, deep freeze, winter freeze

GEÇİCİ DURDURMAB2

dondurma, durdurma

Bir faaliyeti veya değişiklikleri geçici olarak durduran karar ya da talimat.

Basit İngilizce açıklama: An order or decision that temporarily stops an activity or prevents changes.

  • The government announced a spending freeze.
  • A freeze on building delayed our new home.
  • When will the bank lift the freeze?

Nasıl kullanılır: a freeze on something (The council announced a freeze on new construction.)

Eş anlamlılar: suspension, halt, moratorium

Sık kullanılan kalıplar: temporary freeze, spending freeze, freeze on something

MAAŞ VE İSTİHDAMB2

maaş dondurma, işe alımın durdurulması

Maaş artışlarını veya yeni çalışan alımını geçici olarak engelleyen uygulama.

Basit İngilizce açıklama: A temporary rule preventing pay increases or the employment of new staff.

  • The company announced a pay freeze.
  • A hiring freeze left several jobs empty.
  • Workers opposed the freeze on wages.

Nasıl kullanılır: a freeze on pay/hiring (The company imposed a freeze on hiring.)

Sık kullanılan kalıplar: pay freeze, hiring freeze, salary freeze, recruitment freeze

BİLGİSAYAR DONMASIB2

donma, kilitlenme

Bilgisayarın veya programın yaptığınız işlemlere yanıt vermeyi bıraktığı durum.

Basit İngilizce açıklama: A state in which a computer or program stops responding to what you do.

  • A system freeze stopped my work.
  • Restarting the computer fixed the freeze.
  • Frequent freezes made the program difficult to use.

Eş anlamlılar: hang, lockup

Sık kullanılan kalıplar: system freeze, computer freeze, screen freeze

freeze hakkında sık sorulanlar

freeze ne demek?

“freeze” Türkçede “donmak” demektir. Bir sıvının soğuyarak katı hale gelmesi veya onu soğutup katı hale getirmek.

freeze Türkçesi nedir?

freeze kelimesinin Türkçe çevirileri: donmak, dondurmak, üşümek, ayaz yapmak, don yapmak, hareketsiz bırakmak.

froze ne demek?

“froze”, “freeze” fiilinin geçmiş zaman (2. hâl) biçimidir. “freeze” Türkçede “donmak” demektir.

freeze nasıl okunur?

/friːz/ diye okunur.

freeze cümle içinde nasıl kullanılır?

Water freezes when it gets cold enough. The pond froze overnight.

freeze kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

freeze ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler