drum
İngilizce “drum” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /drʌm/
Diğer biçimleri: drumming
drum Türkçede: davul, varil, kubbe kasnağı, davul çalmak, tıklatmak, tempo tutmak
isim
davul
Gergin yüzeyine elle veya çubuklarla vurularak çalınan müzik aleti.
Basit İngilizce açıklama: A musical instrument with a tight covering that you hit with sticks or your hands.
- She hit the drum with a stick.
- He plays drums in a band.
- The sound of a bass drum filled the hall.
varil
Sıvı ve başka maddeleri saklamak veya taşımak için kullanılan, uçları düz, büyük silindir biçimli kap.
Basit İngilizce açıklama: A large round container with flat ends, used for storing or carrying liquids and other materials.
- The oil drum was empty.
- They stored fuel in metal drums.
- We filled an old drum with rainwater.
kubbe kasnağı
Bir binanın kubbesini taşıyan dairesel duvar.
Basit İngilizce açıklama: A round wall that supports the curved roof of a building.
- The dome rests on a stone drum.
- Tall windows surround the drum beneath the dome.
- The architect designed a wider drum to support the new cupola.
fiil
davul çalmak
Davulun gergin yüzeyine elle veya çubuklarla vurarak müzik yapmak.
Basit İngilizce açıklama: To play a musical instrument by hitting its tight covering with sticks or your hands.
- He loves to drum.
- She drummed with a local band for years.
- Can you drum in time with the music?
tıklatmak, tempo tutmak
Genellikle beklerken, bir yüzeye parmaklarla veya bir nesneyle art arda hafifçe vurmak.
Basit İngilizce açıklama: To hit a surface repeatedly with your fingers or another object, often while waiting.
- Stop drumming on the table.
- He drummed his fingers against the window.
- She was drumming on her notebook with a pen.
hızla vurmak, gümbürdemek
Art arda hızla vurarak alçak, kesintisiz bir gümbürtü çıkarmak.
Basit İngilizce açıklama: To beat quickly and repeatedly, making a low rolling sound.
- Rain drummed on the roof.
- The grouse drummed with its wings.
- Their feet drummed against the wooden floor as they ran.
kafasına sokmak, ezberletmek
Birinin aklında kalması için bir bilgiyi defalarca tekrarlamak.
Basit İngilizce açıklama: To repeat information many times so that someone remembers it.
- They drummed the safety rules into us.
- My mother drummed that lesson into my head.
- The coach kept repeating the instructions to drum them in.
drum hakkında sık sorulanlar
drum ne demek?
“drum” Türkçede “davul” demektir. Gergin yüzeyine elle veya çubuklarla vurularak çalınan müzik aleti.
drum Türkçesi nedir?
drum kelimesinin Türkçe çevirileri: davul, varil, kubbe kasnağı, davul çalmak, tıklatmak, tempo tutmak.
drum nasıl okunur?
/drʌm/ diye okunur.
drum cümle içinde nasıl kullanılır?
She hit the drum with a stick. He plays drums in a band.
drum kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpdrum ile kurulan ifadeler
- drum up
- drum out
- drum into
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語