dub
İngilizce “dub” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /dʌb/
Diğer biçimleri: dubs, dubbed
dub Türkçede: adını koymak, lakap takmak, adlandırmak, şövalye ilan etmek, saymak, olarak değerlendirmek
fiil
adını koymak, lakap takmak, adlandırmak
Birine veya bir şeye, çoğunlukla belirli bir özelliğinden dolayı ad ya da unvan vermek.
Basit İngilizce açıklama: To give someone or something a name or title, often because of a particular quality.
- They dubbed him the Professor.
- The press dubbed the village a hidden gem.
- Fans have dubbed her the fastest woman alive.
şövalye ilan etmek
Bir törende birine resmen şövalye unvanı vermek.
Basit İngilizce açıklama: To officially make someone a knight in a ceremony.
- The queen dubbed him a knight.
- He knelt before the king, who dubbed him Sir Robert.
- Several soldiers were dubbed knights after the battle.
saymak, olarak değerlendirmek
Birini veya bir şeyi belirli bir özelliğe sahip olarak tanımlamak ya da değerlendirmek.
Basit İngilizce açıklama: To describe or judge someone or something as having a particular quality.
- Critics dubbed the plan unworkable.
- The review dubbed the film disappointing.
- Experts dubbed the new method unreliable.
süslemek, giydirmek
Birine özel kıyafetler giydirmek veya birini ya da bir şeyi süslemek.
Basit İngilizce açıklama: To dress someone in special clothing or decorate someone or something.
- They dubbed the statue with flowers.
- The attendants dubbed her in silver robes.
- He stood dubbed in his finest clothes.
isim
dublaj, dublajlı sürüm
Bir film veya çizgi filmin özgün seslerinin, çoğu zaman başka dilde kaydedilmiş seslerle değiştirildiği sürüm.
Basit İngilizce açıklama: A version of a film or cartoon with recorded voices replacing the original ones, often in another language.
- I prefer the original to the dub.
- The English dub has some excellent voice actors.
- Is there a French dub of this cartoon?
metalik grafiti
Metalik boyayla yapılmış, kalın siyah kenarlığı olan grafiti.
Basit İngilizce açıklama: A piece of graffiti painted in a metallic color with a thick black border.
- A silver dub covered the wall.
- The artist added a thick outline to the dub.
- Several dubs appeared along the railway overnight.
yirmi dolarlık esrar
Yirmi dolara satılan bir paket esrar.
Basit İngilizce açıklama: A bag of marijuana sold for twenty dollars.
- He bought a dub of weed.
- The dealer charged twenty dollars for a dub.
- She said the bag was only a dub.
büyük jant
Çapı en az yirmi inç olan büyük metal jant.
Basit İngilizce açıklama: A large metal wheel rim, at least twenty inches across.
- He bought a shiny dub for his car.
- The truck has four chrome dubs.
- Will this dub fit my wheel?
dub hakkında sık sorulanlar
dub ne demek?
“dub” Türkçede “adını koymak” demektir. Birine veya bir şeye, çoğunlukla belirli bir özelliğinden dolayı ad ya da unvan vermek.
dub Türkçesi nedir?
dub kelimesinin Türkçe çevirileri: adını koymak, lakap takmak, adlandırmak, şövalye ilan etmek, saymak, olarak değerlendirmek.
dub nasıl okunur?
/dʌb/ diye okunur.
dub cümle içinde nasıl kullanılır?
They dubbed him the Professor. The press dubbed the village a hidden gem.
dub kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpdub ile kurulan ifadeler
- dub out
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語