LookItUp

do

İngilizce “do” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /duː/

do Türkçede: mı, değil, yapmak, başarmak, ilerlemek, çizmek

fiil

YARDIMCI FİİLA1

mı, değil

Başka bir fiille soru, olumsuz cümle, kısa cevap veya vurgulu anlatım kurmaya yarar.

Basit İngilizce açıklama: Used with another verb to form questions, negatives, short answers, or strong statements.

  • Do you like apples?
  • He doesn't drive.
  • I did lock the door.

Nasıl kullanılır: do/does/did + subject + base verb (Do you live nearby?); subject + do/does/did not + base verb (She does not eat meat.); subject + do/does/did + base verb (I do appreciate your help.)

Sık kullanılan kalıplar: do you know, do not touch, do like something, do not know

İŞ YAPMAKA1

yapmak

Bir etkinliği gerçekleştirmek veya bir işi yapıp bitirmek.

Basit İngilizce açıklama: To carry out an activity or work on and finish a task.

  • I do my homework after school.
  • She did the washing yesterday.
  • Have you done all your exercises?

Eş anlamlılar: perform, carry out, complete

Sık kullanılan kalıplar: do homework, do the dishes, do a job, do some work

EYLEMİN YERİNEA1

yapmak

Adı söylenmeyen veya daha önce belirtilen bir eylemi yapmak anlamında kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: To perform an action that is not named or has already been mentioned.

  • What are you doing?
  • Please don't do that again.
  • She wanted to leave, and she did.

Nasıl kullanılır: do so (She promised to call and did so the next day.)

Sık kullanılan kalıplar: do something, do that, do the same, do it

BAŞARI VE İLERLEMEA2

başarmak, ilerlemek

Bir işte iyi veya kötü sonuç almak ya da belirli bir şekilde ilerlemek.

Basit İngilizce açıklama: To perform or progress in a particular way, especially successfully or unsuccessfully.

  • She's doing well at school.
  • Our team did badly yesterday.
  • How did you do in the interview?

Nasıl kullanılır: do + adverb + in/at something (She did well in the exam.); how + do/does/did + someone + do (How did your team do?)

Eş anlamlılar: fare, perform

Sık kullanılan kalıplar: do well, do badly, do better, do in something

ESER YAPMAKA2

yapmak, çizmek, yazmak

Bir çizim, resim veya yazılı eser oluşturmak.

Basit İngilizce açıklama: To make a drawing, painting, or piece of writing.

  • I did a drawing of our dog.
  • Can you do a quick sketch of the room?
  • She is doing an article about local farms.

Eş anlamlılar: create, produce

Sık kullanılan kalıplar: do a drawing, do a sketch, do a portrait, do a report

isim

YAPILMASI GEREKENB2

yapılması gereken

Genellikle kaçınılacak davranışlarla birlikte belirtilen, yapılması önerilen davranış.

Basit İngilizce açıklama: An action you should take, usually mentioned with actions you should avoid.

  • The guide lists the dos and don'ts.
  • Wearing a helmet is one of the main dos.
  • We discussed the dos and don'ts of online meetings.

Eş anlamlılar: recommended action

Zıt anlamlılar: don't

Sık kullanılan kalıplar: do and don't, a basic do

SAÇ MODELİB2

saç modeli

Saçın kesilme veya şekillendirilme biçimi.

Basit İngilizce açıklama: The way someone’s hair is cut or arranged.

  • I love your new do.
  • She chose a fancy do for the wedding.
  • His new do makes him look younger.

Eş anlamlılar: hairstyle, hairdo

Sık kullanılan kalıplar: a new do, a fancy do, a short do

KUTLAMAB2

parti, kutlama

İnsanların kutlamak için bir araya geldiği parti veya benzeri etkinlik.

Basit İngilizce açıklama: A party or other event where people meet to celebrate.

  • We're having a small do on Friday.
  • Did you enjoy the office do?
  • They invited us to a big do for their anniversary.

Eş anlamlılar: party, celebration, gathering

Sık kullanılan kalıplar: a birthday do, a work do, a big do, a family do

do kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

do ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler