do
İngilizce “do” kelimesinin Türkçe anlamı
ABD /duː/
do Türkçede: mı, değil, yapmak, başarmak, ilerlemek, çizmek
fiil
mı, değil
Başka bir fiille soru, olumsuz cümle, kısa cevap veya vurgulu anlatım kurmaya yarar.
Basit İngilizce açıklama: Used with another verb to form questions, negatives, short answers, or strong statements.
- Do you like apples?
- He doesn't drive.
- I did lock the door.
yapmak
Bir etkinliği gerçekleştirmek veya bir işi yapıp bitirmek.
Basit İngilizce açıklama: To carry out an activity or work on and finish a task.
- I do my homework after school.
- She did the washing yesterday.
- Have you done all your exercises?
yapmak
Adı söylenmeyen veya daha önce belirtilen bir eylemi yapmak anlamında kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: To perform an action that is not named or has already been mentioned.
- What are you doing?
- Please don't do that again.
- She wanted to leave, and she did.
başarmak, ilerlemek
Bir işte iyi veya kötü sonuç almak ya da belirli bir şekilde ilerlemek.
Basit İngilizce açıklama: To perform or progress in a particular way, especially successfully or unsuccessfully.
- She's doing well at school.
- Our team did badly yesterday.
- How did you do in the interview?
yapmak, çizmek, yazmak
Bir çizim, resim veya yazılı eser oluşturmak.
Basit İngilizce açıklama: To make a drawing, painting, or piece of writing.
- I did a drawing of our dog.
- Can you do a quick sketch of the room?
- She is doing an article about local farms.
isim
yapılması gereken
Genellikle kaçınılacak davranışlarla birlikte belirtilen, yapılması önerilen davranış.
Basit İngilizce açıklama: An action you should take, usually mentioned with actions you should avoid.
- The guide lists the dos and don'ts.
- Wearing a helmet is one of the main dos.
- We discussed the dos and don'ts of online meetings.
saç modeli
Saçın kesilme veya şekillendirilme biçimi.
Basit İngilizce açıklama: The way someone’s hair is cut or arranged.
- I love your new do.
- She chose a fancy do for the wedding.
- His new do makes him look younger.
parti, kutlama
İnsanların kutlamak için bir araya geldiği parti veya benzeri etkinlik.
Basit İngilizce açıklama: A party or other event where people meet to celebrate.
- We're having a small do on Friday.
- Did you enjoy the office do?
- They invited us to a big do for their anniversary.
do kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpdo ile kurulan ifadeler
- do you understand: anlıyor musun, anladın mı
- do you have children: çocuğunuz var mı
- do you need help: yardıma ihtiyacın var mı, yardım gerekiyor mu
- do in: bitkin düşürmek, tüketmek
- do not enter: girmeyin, girmek yasaktır
- do away with: ortadan kaldırmak, son vermek
- do it yourself: kendin yap
- do up: iliklemek, bağlamak, sıkmak
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語