creep
İngilizce “creep” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /kriːp/
Diğer biçimleri: creeps, creeping, crept
creep Türkçede: sessizce ilerlemek, sokulmak, yavaşça değişmek, yavaşça artmak, sürünmek, sinsice girmek
fiil
sessizce ilerlemek, sokulmak
Genellikle fark edilmemek için yavaşça ve sessizce ilerlemek.
Basit İngilizce açıklama: To move slowly and quietly, often to avoid being noticed.
- I crept into the room.
- Can you creep past the guard?
- She was creeping downstairs when the light came on.
yavaşça değişmek, yavaşça artmak
Zamanla küçük miktarlarda değişmek veya yavaş yavaş artmak.
Basit İngilizce açıklama: To change by small amounts over time.
- Prices creep up every year.
- The temperature crept higher during the afternoon.
- Costs have been creeping down lately.
sürünmek
Vücudu yere yakın tutarak yavaşça ilerlemek.
Basit İngilizce açıklama: To move slowly with the body close to the ground.
- A lizard crept across the sand.
- Snakes creep through the grass.
- We watched a beetle creep along the wall.
sinsice girmek, yavaşça sokulmak
İnsanların pek fark etmeyeceği kadar yavaşça veya sessizce bir şeye girmek ya da onun parçası olmak.
Basit İngilizce açıklama: To enter or become part of something so slowly or quietly that people hardly notice.
- Doubt began to creep in.
- Errors crept into the final report.
- A feeling of loneliness crept up on him.
yayılmak, sarılmak
Bir bitkinin yerde veya başka bir yüzey üzerinde uzayarak büyümesi.
Basit İngilizce açıklama: To grow along the ground or over a surface.
- Ivy creeps up the wall.
- The vine crept across the fence.
- These plants creep along the ground.
kaymak
İlk bulunduğu yerden biraz kaymak.
Basit İngilizce açıklama: To shift slightly from the original position.
- The coating may creep during drying.
- The film crept slightly across the surface.
- We checked whether the rubber would creep under pressure.
isim
itici tip, ürpertici tip
Davranışlarıyla insanı rahatsız eden veya ürküten kişi.
Basit İngilizce açıklama: Someone whose behavior makes you feel uncomfortable or afraid.
- That man is a creep.
- Some creep kept following us.
- Why does she think he is such a creep?
yavaş değişim, kademeli artış
Bir sayının veya ölçülen miktarın zamanla yavaşça değişmesi, özellikle artması.
Basit İngilizce açıklama: A slow change in a number or measured amount.
- Price creep reduced our savings.
- We noticed a slow creep in costs.
- The upward creep in temperature worried the researchers.
creep hakkında sık sorulanlar
creep ne demek?
“creep” Türkçede “sessizce ilerlemek” demektir. Genellikle fark edilmemek için yavaşça ve sessizce ilerlemek.
creep Türkçesi nedir?
creep kelimesinin Türkçe çevirileri: sessizce ilerlemek, sokulmak, yavaşça değişmek, yavaşça artmak, sürünmek, sinsice girmek.
crept ne demek?
“crept”, “creep” fiilinin hem 2. hem 3. hâlidir. “creep” Türkçede “sessizce ilerlemek” demektir.
creep nasıl okunur?
/kriːp/ diye okunur.
creep cümle içinde nasıl kullanılır?
I crept into the room. Can you creep past the guard?
creep kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpcreep ile kurulan ifadeler
- creep out
- creep on
- creep in
- creep joint
- creep up
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語