LookItUp

crease

İngilizce “crease” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /kris/ · İngiltere /kriːs/

crease Türkçede: kırışıklık, kat izi, kriket çizgisi, kırıştırmak, kat izi yapmak, kahkahalara boğulmak

isim

KAT İZİB2

kırışıklık, kat izi

Kâğıt, kumaş veya derinin katlanması ya da sıkışması sonucu oluşan çizgi.

Basit İngilizce açıklama: A line left where paper, cloth, or skin has been folded or pressed together.

  • There is a crease in my shirt.
  • Iron the trousers to remove the creases.
  • A deep crease appeared between his eyebrows.

Nasıl kullanılır: crease in something (There is a crease in the corner of the photograph.)

Eş anlamlılar: fold, wrinkle

Sık kullanılan kalıplar: a deep crease, crease in something, trouser crease

KRİKET ÇİZGİSİC1

kriket çizgisi

Kriket sahasında oyuncuların duracağı veya top atacağı yeri belirleyen beyaz çizgi.

Basit İngilizce açıklama: A white line on a cricket field marking where players stand or bowl.

  • The batter stood behind the crease.
  • His foot crossed the crease as he bowled.
  • She reached the crease before the ball hit the stumps.

Sık kullanılan kalıplar: popping crease, bowling crease, return crease

fiil

KAT İZİB2

kırıştırmak, kat izi yapmak

Kâğıdı veya kumaşı katlayarak, bastırarak ya da buruşturarak üzerinde çizgiler oluşturmak.

Basit İngilizce açıklama: To make lines in paper or cloth by folding, pressing, or crushing it.

  • Don’t crease the paper.
  • My shirt creased in the suitcase.
  • Sitting down had creased his trousers.

Nasıl kullanılır: crease something (Fold and crease the paper along the dotted line.)

Eş anlamlılar: wrinkle, crumple

Zıt anlamlılar: smooth

Sık kullanılan kalıplar: crease the paper, crease a shirt, crease easily

KAHKAHAC1

kahkahalara boğulmak

Çok şiddetli gülmek, kahkahalara boğulmak.

Basit İngilizce açıklama: To laugh very hard.

  • That joke made me crease up.
  • We were creasing with laughter at her story.
  • He creased every time the dog made that noise.

Nasıl kullanılır: crease up (We creased up when we heard his answer.)

Eş anlamlılar: laugh, crack up

Sık kullanılan kalıplar: crease up, crease with laughter

DERİYİ SIYIRMAC2

sıyırmak

Derinin yanından geçerken ona hafifçe değip küçük bir kesik veya yara açmak.

Basit İngilizce açıklama: To slightly cut or injure the skin by passing close to it.

  • The shot creased his arm.
  • A bullet creased her shoulder but missed the bone.
  • He survived with only a creased cheek.

Nasıl kullanılır: crease something (A bullet creased his cheek.)

Eş anlamlılar: graze, scratch

Sık kullanılan kalıplar: crease someone’s shoulder, crease someone’s arm

crease hakkında sık sorulanlar

crease ne demek?

“crease” Türkçede “kırışıklık” demektir. Kâğıt, kumaş veya derinin katlanması ya da sıkışması sonucu oluşan çizgi.

crease Türkçesi nedir?

crease kelimesinin Türkçe çevirileri: kırışıklık, kat izi, kriket çizgisi, kırıştırmak, kat izi yapmak, kahkahalara boğulmak.

crease nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /kris/, İngiliz İngilizcesinde /kriːs/ diye okunur.

crease cümle içinde nasıl kullanılır?

There is a crease in my shirt. Iron the trousers to remove the creases.

crease kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler