fold
İngilizce “fold” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /foʊld/ · İngiltere /fəʊld/
Diğer biçimleri: folds, folded
fold Türkçede: katlamak, nazikçe karıştırmak, katlanmak, pas geçmek, çekilmek, kıvrım
fiil
katlamak
Kâğıt, kumaş veya başka ince bir malzemeyi bir bölümü diğerinin üzerine gelecek şekilde bükmek.
Basit İngilizce açıklama: To bend paper, cloth, or another thin material so that one part lies over another.
- Fold the paper in half.
- She folded the letter and put it in an envelope.
- Can you fold this card without tearing it?
katlamak
Giysileri veya ince malzemeleri saklamak için düzgün biçimde üst üste bükmek.
Basit İngilizce açıklama: To bend clothes or other thin materials into a neat shape, often for storage.
- Please fold these towels.
- He folded his shirts and put them in a drawer.
- Have you folded the clean sheets yet?
nazikçe karıştırmak
Yumuşak malzemeyi, karışımı alttan üste kaldırarak ezmeden diğer malzemeye yedirmek.
Basit İngilizce açıklama: To mix a soft ingredient into another gently, lifting the mixture over itself rather than stirring hard.
- Gently fold in the flour.
- She folded the beaten egg whites into the batter.
- Use a spatula to fold the cream into the mixture.
katlanmak
Bir bölümü diğerinin üzerine gelecek şekilde bükülmek veya malzemede kıvrımlar oluşmak.
Basit İngilizce açıklama: To bend so that one part lies over another, or to develop bends in the material.
- Thin paper folds easily.
- The top corner folded over in my bag.
- This thick cardboard won't fold without cracking.
pas geçmek, çekilmek
Pokerde o eli bırakıp yatırdığın paradan vazgeçmek.
Basit İngilizce açıklama: To stop playing the current round of poker and give up any money you have already bet.
- I had bad cards, so I folded.
- Two players folded after she raised the bet.
- Should I fold my hand or keep playing?
isim
kıvrım, kat, kat izi
Malzemenin kendi üzerine büküldüğü yer veya bu bükülmenin bıraktığı çizgi.
Basit İngilizce açıklama: A place where material bends over itself, or a line left by this bend.
- Cut along the fold.
- Her dress fell in soft folds.
- He smoothed out a fold in the tablecloth.
katlama
Kâğıt, kumaş veya başka bir malzemenin bir bölümünü diğerinin üzerine bükme işlemi.
Basit İngilizce açıklama: An act of bending paper, cloth, or another material so that one part lies over another.
- Give the towel a fold.
- One more fold will make the paper small enough.
- She completed the paper boat with two final folds.
ağıl
Koyunların tutulduğu, çit veya duvarla çevrili küçük alan.
Basit İngilizce açıklama: A small area surrounded by a fence or wall where sheep are kept.
- The sheep stayed in the fold.
- The shepherd closed the gate of the fold.
- At night, the lambs returned to their fold.
fold hakkında sık sorulanlar
fold ne demek?
“fold” Türkçede “katlamak” demektir. Kâğıt, kumaş veya başka ince bir malzemeyi bir bölümü diğerinin üzerine gelecek şekilde bükmek.
fold Türkçesi nedir?
fold kelimesinin Türkçe çevirileri: katlamak, nazikçe karıştırmak, katlanmak, pas geçmek, çekilmek, kıvrım.
fold nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /foʊld/, İngiliz İngilizcesinde /fəʊld/ diye okunur.
fold cümle içinde nasıl kullanılır?
Fold the paper in half. She folded the letter and put it in an envelope.
fold kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpfold ile kurulan ifadeler
- fold up: katlamak
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語