LookItUp

con

İngilizce “con” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /kɑːn/ · İngiltere /kɒn/

Diğer biçimleri: cons

con Türkçede: dolandırmak, kandırmak, dezavantaj, eksi, dolandırıcılık, üçkâğıt

fiil

ÇIKAR İÇİN KANDIRMAB2

dolandırmak, kandırmak

Birini para vermeye veya kendi yararına bir şey yapmaya kandırmak.

Basit İngilizce açıklama: To trick someone into giving you money or doing something that benefits you.

  • That man conned me.
  • They conned her out of her savings.
  • He conned us into paying for a useless service.

Nasıl kullanılır: con someone out of something (The caller conned him out of two hundred pounds.); con someone into doing something (She conned me into buying a broken phone.)

Eş anlamlılar: trick, cheat, swindle, deceive

Sık kullanılan kalıplar: con someone, con someone into, con someone out

isim

OLUMSUZ YÖNB2

dezavantaj, eksi

Bir şeyi seçmemek veya yapmamak için gerekçe oluşturan olumsuz yön.

Basit İngilizce açıklama: A disadvantage or reason against choosing or doing something.

  • The main con is the price.
  • We discussed the pros and cons of moving.
  • One con of this plan is the long journey.

Nasıl kullanılır: a con of something (One con of living here is the noise.)

Eş anlamlılar: disadvantage, drawback, downside

Zıt anlamlılar: pro, advantage

Sık kullanılan kalıplar: a major con, a possible con, the main con

DOLANDIRICILIKB2

dolandırıcılık, üçkâğıt

Birinden para veya başka bir çıkar elde etmek için yapılan hile.

Basit İngilizce açıklama: A dishonest trick used to get money or another advantage from someone.

  • The offer was a con.
  • She lost her savings in an online con.
  • The police uncovered several cons involving fake tickets.

Eş anlamlılar: scam, fraud, swindle

Sık kullanılan kalıplar: a clever con, con trick, an elaborate con

MAHKÛMC1

mahkûm

Bir suçtan hüküm giymiş kişi; özellikle cezaevinde olan biri.

Basit İngilizce açıklama: A person who has been found guilty of a crime, especially someone in prison.

  • The con escaped last night.
  • Two cons shared a small cell.
  • He hired a former con to repair the roof.

Eş anlamlılar: convict

Sık kullanılan kalıplar: escaped con, former con, con in prison

BİNA TADİLATIC2

tadilat, dönüştürme

Bir binanın bir bölümünü başka bir amaçla kullanılabilecek şekilde değiştirme.

Basit İngilizce açıklama: A change to part of a building so it can be used in a different way.

  • Our loft con starts next month.
  • The builders quoted a price for the attic con.
  • A loft con gave us another bedroom.

Eş anlamlılar: conversion

Sık kullanılan kalıplar: loft con, attic con

MUHAFAZAKÂR KİŞİC2

muhafazakâr

Muhafazakâr siyasi görüşleri veya muhafazakâr bir partiyi destekleyen kişi.

Basit İngilizce açıklama: A person who supports conservative political ideas or a conservative party.

  • He calls himself a con.
  • The cons opposed the proposed tax increase.
  • She debated a con about immigration policy.

Eş anlamlılar: conservative

Sık kullanılan kalıplar: a committed con, con voters

con hakkında sık sorulanlar

con ne demek?

“con” Türkçede “dolandırmak” demektir. Birini para vermeye veya kendi yararına bir şey yapmaya kandırmak.

con Türkçesi nedir?

con kelimesinin Türkçe çevirileri: dolandırmak, kandırmak, dezavantaj, eksi, dolandırıcılık, üçkâğıt.

con nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /kɑːn/, İngiliz İngilizcesinde /kɒn/ diye okunur.

con cümle içinde nasıl kullanılır?

That man conned me. They conned her out of her savings.

con kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

con ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler