LookItUp

come down on

İngilizce “come down on” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˌkʌm ˈdaʊn ɑːn/ · İngiltere /ˌkʌm ˈdaʊn ɒn/

come down on Türkçede: azarlamak, sertçe cezalandırmak, baskı yapmak, sıkı denetim uygulamak, saldırmak, üstüne gitmek

fiil

SERT TEPKİB2

azarlamak, sertçe cezalandırmak

Yanlış bir şey yapan kişiyi sertçe eleştirmek veya cezalandırmak.

Basit İngilizce açıklama: To criticize or punish someone strongly because they have done something wrong.

  • My boss came down on me for being late.
  • The coach comes down on players who miss practice.
  • Why did your parents come down on you so hard?

Nasıl kullanılır: come down on someone for something (The teacher came down on him for cheating.)

Eş anlamlılar: tell off, punish, criticize

Sık kullanılan kalıplar: come down on someone, come down on mistakes

SIKI DENETİMC1

baskı yapmak, sıkı denetim uygulamak

İnsanların kurallara uyması veya bir faaliyeti durdurması için güçlü baskı uygulamak.

Basit İngilizce açıklama: To put strong pressure on people to obey a rule or stop an activity.

  • Police are coming down on illegal parking.
  • The government came down on factories that broke safety rules.
  • Schools should come down on cheating during exams.

Nasıl kullanılır: come down on someone over something (Officials came down on the company over unpaid taxes.)

Eş anlamlılar: crack down on, pressure

Sık kullanılan kalıplar: come down on someone, come down on cheating

SALDIRIC1

saldırmak, üstüne gitmek

Birine saldırmak veya sürekli tehdit ederek ya da acımasızca davranarak üstüne gitmek.

Basit İngilizce açıklama: To attack someone or keep treating them in a threatening or cruel way.

  • The gang came down on him outside the shop.
  • They came down on the new boy every day.
  • The attackers came down on anyone who tried to help.

Nasıl kullanılır: come down on someone (The gang came down on anyone who refused to obey.)

Eş anlamlılar: attack, harass

Sık kullanılan kalıplar: come down on someone, come down on outsiders

KEDERE BOĞMAC2

hüzünlendirmek, kedere boğmak

Birinin derin bir üzüntü hissetmesine yol açmak.

Basit İngilizce açıklama: To make someone feel deeply sad.

  • Sadness came down on me that evening.
  • A terrible loneliness came down on him after the funeral.
  • Old memories come down on her when the house grows quiet.

Nasıl kullanılır: come down on someone (A deep sadness came down on her after the visitors left.)

Eş anlamlılar: sadden, depress

Zıt anlamlılar: cheer

Sık kullanılan kalıplar: come down on someone, come down on me

come down on hakkında sık sorulanlar

come down on ne demek?

“come down on” Türkçede “azarlamak” demektir. Yanlış bir şey yapan kişiyi sertçe eleştirmek veya cezalandırmak.

come down on Türkçesi nedir?

come down on kelimesinin Türkçe çevirileri: azarlamak, sertçe cezalandırmak, baskı yapmak, sıkı denetim uygulamak, saldırmak, üstüne gitmek.

come down on nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˌkʌm ˈdaʊn ɑːn/, İngiliz İngilizcesinde /ˌkʌm ˈdaʊn ɒn/ diye okunur.

come down on cümle içinde nasıl kullanılır?

My boss came down on me for being late. The coach comes down on players who miss practice.

come down on kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler