circumstantial
İngilizce “circumstantial” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˌsɜːrkəmˈstænʃəl/ · İngiltere /ˌsɜːkəmˈstænʃəl/
circumstantial Türkçede: dolaylı, emare niteliğinde, koşullara bağlı, ikincil, ayrıntılı, törenli
sıfat
dolaylı, emare niteliğinde
Bir olayı doğrudan göstermeyip bağlantılı olgulardan yola çıkarak gerçekleştiğini düşündüren.
Basit İngilizce açıklama: Suggesting that something happened through related facts, rather than showing it directly.
- The evidence was circumstantial.
- The case relied entirely on circumstantial proof.
- A circumstantial link connected him to the stolen car.
koşullara bağlı, ikincil
Temel veya esas olanla değil, belirli bir durumun koşullarıyla ilgili.
Basit İngilizce açıklama: Connected with the particular situation, rather than with what is basic or essential.
- These differences are circumstantial.
- The delay had a circumstantial cause.
- We must separate essential problems from circumstantial factors.
ayrıntılı
Bir olay veya durum hakkında pek çok küçük ayrıntı içeren.
Basit İngilizce açıklama: Including many small details about an event or situation.
- She gave a circumstantial account of the journey.
- His circumstantial narrative included every meal and stopping place.
- The archive preserves a circumstantial description of the wedding.
törenli, debdebeli
Görkemli törenler ve gösterişli etkinliklerle dikkat çeken.
Basit İngilizce açıklama: Marked by grand ceremonies and impressive public display.
- The king entered in a circumstantial procession.
- A circumstantial ceremony marked the opening of parliament.
- The wedding was a grand and circumstantial occasion.
isim
ikincil ayrıntı
Bir konuyla ilgili olup ana unsurlarından daha az önem taşıyan küçük ayrıntı.
Basit İngilizce açıklama: A small detail connected with a subject but less important than its main parts.
- He dismissed the date as a mere circumstantial.
- The writer focused on essentials rather than circumstantials.
- Even an unimportant circumstantial could distract the committee.
tümleç, zarf tümleci
Cümlede zorunlu olmayıp olayın ne zaman, nerede veya nasıl gerçekleştiği gibi bilgiler veren bölüm.
Basit İngilizce açıklama: An optional sentence part that adds information such as when, where, or how something happens.
- This phrase functions as a circumstantial.
- The clause contains a circumstantial of time.
- You can remove the circumstantial without making the sentence incomplete.
circumstantial hakkında sık sorulanlar
circumstantial ne demek?
“circumstantial” Türkçede “dolaylı” demektir. Bir olayı doğrudan göstermeyip bağlantılı olgulardan yola çıkarak gerçekleştiğini düşündüren.
circumstantial Türkçesi nedir?
circumstantial kelimesinin Türkçe çevirileri: dolaylı, emare niteliğinde, koşullara bağlı, ikincil, ayrıntılı, törenli.
circumstantial nasıl okunur?
Amerikan İngilizcesinde /ˌsɜːrkəmˈstænʃəl/, İngiliz İngilizcesinde /ˌsɜːkəmˈstænʃəl/ diye okunur.
circumstantial cümle içinde nasıl kullanılır?
The evidence was circumstantial. The case relied entirely on circumstantial proof.
circumstantial kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語