bleeding
İngilizce “bleeding” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ˈbliːdɪŋ/
bleeding Türkçede: kanayan, lanet, kahrolası, kanama, adet kanaması, regl
sıfat
kanayan
Bir kesikten veya vücudun başka bir yaralı yerinden kan gelen.
Basit İngilizce açıklama: Having blood coming out of a cut or another injured part of the body.
- He held his bleeding finger.
- The nurse cleaned the bleeding wound.
- Bleeding gums can make brushing painful.
lanet, kahrolası
Bir isimden önce kullanılarak güçlü rahatsızlık veya öfke belirten ya da anlatımı güçlendiren söz.
Basit İngilizce açıklama: Used before a noun to show strong annoyance or make a description stronger.
- That alarm is a bleeding nuisance.
- What a bleeding mess you've made!
- He called me a bleeding idiot.
isim
kanama
Vücudun yaralı veya hasar görmüş bir yerinden kan kaybı.
Basit İngilizce açıklama: The loss of blood from an injured or damaged part of the body.
- The bleeding soon stopped.
- Press firmly on the cut to reduce bleeding.
- Doctors checked him for internal bleeding after the accident.
adet kanaması, regl
Kadının aylık adet dönemi sırasında vücudundan kan gelmesi.
Basit İngilizce açıklama: The flow of blood from the body during a woman's monthly period.
- Her monthly bleeding usually lasts four days.
- She uses pads during menstrual bleeding.
- The diary records when bleeding begins each month.
tükenme, erime
Para, güç veya başka değerli kaynakların yavaş yavaş azalması ya da tükenmesi.
Basit İngilizce açıklama: The gradual loss of money, strength, or another valuable resource.
- The company must stop the financial bleeding.
- New controls reduced the bleeding of funds.
- Constant repairs caused a slow bleeding of our savings.
arkaya geçme, mürekkep geçmesi
Mürekkebin veya izlerin kâğıdı ya da başka bir malzemeyi geçerek arka yüzünde görünmesi.
Basit İngilizce açıklama: When ink or marks pass through paper or another material and appear on the other side.
- Thick paper reduces ink bleeding.
- Bleeding made the writing visible on the reverse side.
- The printer tested a new coating to prevent bleeding.
zarf
çok, fena halde
Genellikle kızgınken, bir özelliğin derecesini güçlü biçimde vurgulamak için kullanılan söz.
Basit İngilizce açıklama: Used to make a description stronger, often when you are annoyed.
- It's bleeding cold in here.
- The answer was bleeding obvious.
- Why are these tickets so bleeding expensive?
bleeding hakkında sık sorulanlar
bleeding ne demek?
“bleeding” Türkçede “kanayan” demektir. Bir kesikten veya vücudun başka bir yaralı yerinden kan gelen.
bleeding Türkçesi nedir?
bleeding kelimesinin Türkçe çevirileri: kanayan, lanet, kahrolası, kanama, adet kanaması, regl.
bleeding nasıl okunur?
/ˈbliːdɪŋ/ diye okunur.
bleeding cümle içinde nasıl kullanılır?
He held his bleeding finger. The nurse cleaned the bleeding wound.
bleeding kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpbleeding ile kurulan ifadeler
- bleeding heart
- bleeding edge
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語