LookItUp

basin

İngilizce “basin” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈbeɪsən/

Diğer biçimleri: basins

basin Türkçede: lavabo, leğen, tas, havza, su toplama havzası, çanak

isim

LAVABOB1

lavabo

El ve yüz yıkamak için kullanılan, genellikle banyoya sabitlenmiş çanak biçimindeki bölüm.

Basit İngilizce açıklama: A bowl, often fixed in a bathroom, where you wash your hands and face.

  • Wash your hands in the basin.
  • The bathroom basin has a leaking tap.
  • She left the soap beside the basin.

Eş anlamlılar: sink, washbasin

Sık kullanılan kalıplar: wash basin, bathroom basin, basin tap

GENİŞ KAPB2

leğen, tas

Su veya başka şeyler koymaya yarayan, geniş ve oldukça sığ kap.

Basit İngilizce açıklama: A wide, fairly shallow container for holding water or other things.

  • She filled a basin with water.
  • Pour the mixture into a wide basin.
  • We carried three metal basins into the kitchen.

Nasıl kullanılır: basin of something (He brought a basin of warm water.)

Eş anlamlılar: bowl

Sık kullanılan kalıplar: basin of water, plastic basin, fill a basin

SU TOPLAMA HAVZASIC1

havza, su toplama havzası

Yağmur ve akarsu sularının aynı nehre, göle veya denize aktığı arazi.

Basit İngilizce açıklama: An area of land where rain and rivers all flow towards the same river, lake, or sea.

  • Rainfall increased across the river basin.
  • The Amazon basin contains many smaller rivers.
  • Pollution upstream can affect the whole basin.

Nasıl kullanılır: basin of something (Many farms lie within the basin of this river.)

Eş anlamlılar: drainage area, catchment

Sık kullanılan kalıplar: river basin, drainage basin, basin of something

ALÇAK ARAZİC1

havza, çanak

Çoğunlukla daha yüksek yerlerle çevrili, geniş ve alçak arazi.

Basit İngilizce açıklama: A wide area of low land, often surrounded by higher land.

  • The town lies in a wide basin.
  • Mountains surround the dry basin.
  • Ancient lakes left thick layers of sand in the basin.

Eş anlamlılar: depression, hollow

Sık kullanılan kalıplar: mountain basin, desert basin, low basin

ÇANAK BİÇİMİC2

çanak, oyuk

Ortası alçak, kenarları yüksek olan geniş çanak biçimindeki şey.

Basit İngilizce açıklama: Something shaped like a wide bowl, with a low middle and higher sides.

  • The rock had a shallow basin.
  • Rain collected in the basin worn into the stone.
  • The melted ice left a smooth basin in the surface.

Eş anlamlılar: hollow, depression

Sık kullanılan kalıplar: shallow basin, basin in something, basin shape

basin hakkında sık sorulanlar

basin ne demek?

“basin” Türkçede “lavabo” demektir. El ve yüz yıkamak için kullanılan, genellikle banyoya sabitlenmiş çanak biçimindeki bölüm.

basin Türkçesi nedir?

basin kelimesinin Türkçe çevirileri: lavabo, leğen, tas, havza, su toplama havzası, çanak.

basin nasıl okunur?

/ˈbeɪsən/ diye okunur.

basin cümle içinde nasıl kullanılır?

Wash your hands in the basin. The bathroom basin has a leaking tap.

basin kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler