LookItUp

bank

İngilizce “bank” kelimesinin Türkçe anlamı

ABD /bæŋk/

bank Türkçede: banka, kıyı, nehir kenarı, depo, kumbara, bankaya yatırmak

isim

BANKAA1

banka

Para saklama, borç alma ve ödeme hizmetleri sunan kuruluş veya binası.

Basit İngilizce açıklama: An organization or building where you keep money, borrow money, and make payments.

  • My money is in the bank.
  • The bank agreed to lend us money.
  • Which bank do you use for your savings?

Sık kullanılan kalıplar: bank account, bank loan, local bank, visit the bank

SU KIYISIA2

kıyı, nehir kenarı

Nehir, göl veya derenin kenarındaki kara parçası.

Basit İngilizce açıklama: The land along the side of a river, lake, or stream.

  • We sat on the river bank.
  • Trees grew along both banks of the stream.
  • She swam across to the opposite bank.

Eş anlamlılar: riverside, shore

Sık kullanılan kalıplar: river bank, steep bank, opposite bank

SAKLANAN KAYNAKLARB2

banka, depo

Kan veya veri gibi yararlı şeylerin ihtiyaç duyulana kadar güvenle saklandığı yer ya da birikim.

Basit İngilizce açıklama: A place or collection where useful things are kept safely until people need them.

  • The hospital has a blood bank.
  • Scientists stored rare seeds in a seed bank.
  • The data bank contains thousands of historical records.

Eş anlamlılar: store, repository

Sık kullanılan kalıplar: blood bank, seed bank, data bank

KUMBARAA2

kumbara

Bozuk veya kâğıt para biriktirmek için kullanılan küçük kap.

Basit İngilizce açıklama: A small container for saving coins or paper money.

  • Put your coins in the bank.
  • Her piggy bank was shaped like a cat.
  • He emptied his bank to buy a toy.

Eş anlamlılar: money box, piggy bank

Sık kullanılan kalıplar: piggy bank, coin bank, empty the bank

fiil

PARA YATIRMAB2

bankaya yatırmak

Parayı bir bankadaki veya benzer kuruluştaki hesaba koymak.

Basit İngilizce açıklama: To put money into an account at a financial institution.

  • I need to bank this money.
  • He banked the cheque yesterday.
  • Have you banked the shop’s takings?

Nasıl kullanılır: bank something (She banks her earnings every Friday.)

Eş anlamlılar: deposit, pay in

Zıt anlamlılar: withdraw

Sık kullanılan kalıplar: bank the money, bank a cheque, bank the takings

BANKACILIK HİZMETLERİB2

bankacılık hizmetlerinden yararlanmak, bankacılık hizmeti vermek

Bir bankanın para hizmetlerinden yararlanmak veya müşterilere bu hizmetleri sunmak.

Basit İngilizce açıklama: To use an organization’s money services, or provide those services to a customer.

  • I prefer to bank online.
  • Our family has banked with them for years.
  • The company banks several large business clients.

Nasıl kullanılır: bank with someone (We bank with a small local company.)

Sık kullanılan kalıplar: bank with someone, bank online, bank with us

UÇAĞIN YATIŞIC1

yana yatmak, yatış yapmak

Uçağın havada dönerken bir yana eğilmesi.

Basit İngilizce açıklama: If an aircraft does this, it tilts to one side as it turns in the air.

  • The plane began to bank.
  • The pilot banked left above the lake.
  • We watched the aircraft bank sharply toward the runway.

Eş anlamlılar: tilt

Sık kullanılan kalıplar: bank left, bank right, bank sharply

bank kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

bank ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler