LookItUp

array

İngilizce “array” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /əˈreɪ/

Diğer biçimleri: arrays

array Türkçede: çeşit, dizi, giysi, kıyafet, dizmek, sıralamak

isim

ÇEŞİTLİ ŞEYLERC1

çeşit, dizi

Çoğunlukla hepsi görülebilecek şekilde düzenlenmiş, birbirinden farklı şeyler topluluğu.

Basit İngilizce açıklama: A group of different things, often arranged so you can see them all.

  • An array of flowers covered the table.
  • We offer a wide array of courses.
  • She admired the colourful array of hats in the window.

Nasıl kullanılır: array of something (The shop sells an array of local cheeses.)

Eş anlamlılar: range, collection, assortment, selection

Sık kullanılan kalıplar: array of something, wide array, impressive array, vast array

VERİ DİZİSİB2

dizi

Bir bilgisayar programında birlikte saklanan, numaralarıyla erişilen değerler topluluğu.

Basit İngilizce açıklama: A numbered collection of values stored together in a computer program.

  • The array contains ten numbers.
  • We stored the results in an array.
  • What happens if an array is empty?

Nasıl kullanılır: array of something (The function returns an array of numbers.)

Sık kullanılan kalıplar: empty array, array of integers, array element

GÖSTERİŞLİ KIYAFETC2

giysi, kıyafet

Birinin giydiği kıyafetler ve taktığı süsler; özellikle güzel veya gösterişli olanlar.

Basit İngilizce açıklama: Clothes and decorations that someone wears, especially fine or impressive ones.

  • The queen appeared in splendid array.
  • His golden array caught the morning light.
  • Guests in festive array filled the great hall.

Eş anlamlılar: clothing, attire, finery, raiment

Sık kullanılan kalıplar: splendid array, royal array, in fine array

fiil

DÜZENLİ YERLEŞTİRMEC2

dizmek, sıralamak

Şeyleri veya insanları, genellikle kullanıma ya da sergilemeye hazır olacak şekilde düzenli yerleştirmek.

Basit İngilizce açıklama: To put things or people in an ordered arrangement, often ready for use or display.

  • She arrayed the cups on a tray.
  • The soldiers were arrayed along the ridge.
  • Tools lay neatly arrayed beside the workbench.

Nasıl kullanılır: array something in something (We arrayed the chairs in neat rows.); array someone/something against someone/something (They arrayed their forces against the invading army.)

Eş anlamlılar: arrange, line up, deploy, marshal

Sık kullanılan kalıplar: array something neatly, array against someone, array in rows

GİYDİRMEC2

giydirmek, süslemek

Birine özellikle güzel kıyafetler giydirmek ve süsler takmak.

Basit İngilizce açıklama: To dress someone in clothes, especially fine ones, and add decorations.

  • They arrayed her in white.
  • The attendants arrayed the king in ceremonial robes.
  • She was arrayed in silk and glittering jewels.

Nasıl kullanılır: array someone in something (They arrayed the child in a silk robe.)

Eş anlamlılar: dress, adorn, attire

Zıt anlamlılar: undress

Sık kullanılan kalıplar: array someone in something, array in finery

array hakkında sık sorulanlar

array ne demek?

“array” Türkçede “çeşit” demektir. Çoğunlukla hepsi görülebilecek şekilde düzenlenmiş, birbirinden farklı şeyler topluluğu.

array Türkçesi nedir?

array kelimesinin Türkçe çevirileri: çeşit, dizi, giysi, kıyafet, dizmek, sıralamak.

array nasıl okunur?

/əˈreɪ/ diye okunur.

array cümle içinde nasıl kullanılır?

An array of flowers covered the table. We offer a wide array of courses.

array kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler