wrap
İngilizce “wrap” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /ræp/
Diğer biçimleri: wraps, wrapping, wrapped
wrap Türkçede: sarmak, paketlemek, bitirmek, tamamlamak, dolamak, dolanmak
fiil
sarmak, paketlemek
Bir şeyi kâğıt, kumaş veya başka ince bir malzemeyle örtmek.
Basit İngilizce açıklama: To cover something with paper, cloth, or another thin material.
- Please wrap this gift.
- She wrapped the baby in a blanket.
- Have you wrapped all the presents yet?
bitirmek, tamamlamak
Bir işi veya etkinliği sona erdirmek; genellikle up ile kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: To finish an activity or bring it to an end, usually with up.
- Let’s wrap up the meeting.
- We wrapped everything up before lunch.
- Can you wrap this project up today?
dolamak, dolanmak
Kolları, vücudu veya başka bir şeyi bir şeyin çevresine geçirerek onu sarmak ya da tutmak.
Basit İngilizce açıklama: To hold or surround something by winding your arms, body, or another thing around it.
- Wrap your arms around me.
- The snake wrapped itself around a branch.
- A vine had wrapped around the tree.
çekimi bitirmek
Bir filmin, televizyon programının veya sahnenin çekimini tamamlamak.
Basit İngilizce açıklama: To finish filming a movie, television show, or scene.
- We wrap at six tonight.
- The crew wrapped filming on Friday.
- Has the film wrapped yet?
isim
ambalaj, sarma malzemesi
Bir şeyi örtmek veya korumak için kullanılan kâğıt, plastik ya da başka ince malzeme.
Basit İngilizce açıklama: Paper, plastic, or another thin material used to cover or protect something.
- Cover the bowl with plastic wrap.
- We bought two rolls of gift wrap.
- The vase arrived protected by bubble wrap.
dürüm
Et, sebze veya başka yiyeceklerin yumuşak, ince bir ekmeğe sarılmasıyla yapılan yemek.
Basit İngilizce açıklama: A meal made by rolling soft, flat bread around meat, vegetables, or other food.
- I ordered a chicken wrap.
- These wraps contain beans and cheese.
- Would you like a wrap for lunch?
şal
Isınmak veya şık görünmek için omuzlara ya da vücuda sarılan bol giysi parçası.
Basit İngilizce açıklama: A loose piece of clothing worn around your shoulders or body for warmth or style.
- She wore a soft wrap.
- I draped a wool wrap over my shoulders.
- This silk wrap matches your evening dress.
işin sonu, bitiş
Bir işin, özellikle çekimin tamamlandığını duyururken söylenen bitiş ifadesi.
Basit İngilizce açıklama: The end of an activity, especially filming, used when announcing that everything is finished.
- That’s a wrap! Well done, everyone.
- The director called a wrap after the final scene.
- The last interview is done; that’s a wrap.
wrap hakkında sık sorulanlar
wrap ne demek?
“wrap” Türkçede “sarmak” demektir. Bir şeyi kâğıt, kumaş veya başka ince bir malzemeyle örtmek.
wrap Türkçesi nedir?
wrap kelimesinin Türkçe çevirileri: sarmak, paketlemek, bitirmek, tamamlamak, dolamak, dolanmak.
wrap nasıl okunur?
/ræp/ diye okunur.
wrap cümle içinde nasıl kullanılır?
Please wrap this gift. She wrapped the baby in a blanket.
wrap kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpwrap ile kurulan ifadeler
- wrap up: bitirmek, tamamlamak
- wrap one's head around: basmak
- wrap around
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語