LookItUp

warn

İngilizce “warn” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /wɔːrn/ · İngiltere /wɔːn/

Diğer biçimleri: warns, warned

warn Türkçede: uyarmak, ikaz etmek, haber vermek, bildirmek, çağırmak, tebligat yapmak

fiil

TEHLİKEYİ BİLDİRMEB1

uyarmak, ikaz etmek

Birine tehlikeyi veya sorunu önceden söyleyerek kaçınmasını ya da hazırlanmasını sağlamak.

Basit İngilizce açıklama: To tell someone about a danger or problem so they can avoid it or prepare.

  • Please warn me if you see smoke.
  • The guide warned us about falling rocks.
  • Doctors have warned against drinking the water.

Nasıl kullanılır: warn someone about/of something (They warned us about the icy road.); warn someone not to do something (She warned me not to touch the hot pan.); warn that… (Experts warn that the storm could cause flooding.)

Eş anlamlılar: alert, caution

Sık kullanılan kalıplar: warn someone, warn of danger, warn about something, warn against something

DAVRANIŞ UYARISIB1

uyarmak, ikaz etmek

Birine davranışının kabul edilemez olduğunu ve ceza alabileceğini söylemek.

Basit İngilizce açıklama: To tell someone their behavior is unacceptable and may lead to punishment.

  • I warned him to stop shouting.
  • The referee warned both players about their behavior.
  • She has already been warned twice for breaking the rules.

Nasıl kullanılır: warn someone not to do something (The teacher warned us not to cheat.); warn someone that… (The manager warned him that another late arrival would cost him his job.)

Eş anlamlılar: caution, admonish

Sık kullanılan kalıplar: warn someone, warn someone again, warn against cheating

ÖNCEDEN HABER VERMEB2

haber vermek, bildirmek

Birine ne bekleyeceğini bilmesi için olacakları önceden söylemek.

Basit İngilizce açıklama: To tell someone about something before it happens, so they know what to expect.

  • Warn me before you arrive.
  • I warned him that the parcel would be huge.
  • She had warned us about the extra guests.

Nasıl kullanılır: warn someone that… (I warned her that we would arrive late.); warn someone about something (He warned us about his parents' planned visit.)

Eş anlamlılar: tell, notify, inform

Sık kullanılan kalıplar: warn someone beforehand, warn someone in advance, warn about something

RESMÎ ÇAĞRIC2

çağırmak, tebligat yapmak

Birine toplantıya katılması veya bir görevi yerine getirmesi gerektiğini resmen bildirmek.

Basit İngilizce açıklama: To formally tell someone they must attend a meeting or carry out a duty.

  • The sheriff warned him to appear in court.
  • Members were warned to attend the council meeting.
  • The notice warned each juror to report on Monday.

Nasıl kullanılır: warn someone to do something (The officer warned him to appear before the court.); warn someone to a meeting (The clerk warned all members to the annual meeting.)

Eş anlamlılar: summon, notify

Sık kullanılan kalıplar: warn someone to attend, warn someone to appear

warn hakkında sık sorulanlar

warn ne demek?

“warn” Türkçede “uyarmak” demektir. Birine tehlikeyi veya sorunu önceden söyleyerek kaçınmasını ya da hazırlanmasını sağlamak.

warn Türkçesi nedir?

warn kelimesinin Türkçe çevirileri: uyarmak, ikaz etmek, haber vermek, bildirmek, çağırmak, tebligat yapmak.

warn nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /wɔːrn/, İngiliz İngilizcesinde /wɔːn/ diye okunur.

warn cümle içinde nasıl kullanılır?

Please warn me if you see smoke. The guide warned us about falling rocks.

warn kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler