trap
İngilizce “trap” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /træp/
Diğer biçimleri: traps, trapped, trapping
trap Türkçede: tuzak, kapan, sifon, kapak, döşeme kapağı, fırlatma düzeneği
isim
tuzak, kapan
Hayvan yakalamak için kullanılan, bazen hayvanı öldüren düzenek.
Basit İngilizce açıklama: A device used to catch an animal, sometimes killing it.
- There is a mouse in the trap.
- He set traps near the fence.
- The fox escaped from a trap.
tuzak
Birini yakalayan ya da kaçınması gereken bir şeyi yapmaya yönelten hile veya durum.
Basit İngilizce açıklama: A trick or situation that catches someone or makes them do something they should avoid.
- The police set a trap for the thief.
- She avoided the trap of blaming everyone else.
- His friendly invitation turned out to be a trap.
sifon
Sıvının akmasına izin verirken gazın geçmesini engellemek için içinde sıvı tutan boru bölümü.
Basit İngilizce açıklama: A part of a pipe that holds liquid to stop gas passing through while allowing liquid to flow.
- The plumber cleaned the sink trap.
- Water in the trap stops unpleasant smells.
- A leaking trap needs replacing.
kapak, döşeme kapağı
Genellikle döşemede veya tavanda bulunan bir açıklığı kapatan kapı ya da kapak.
Basit İngilizce açıklama: A door or cover over an opening, often in a floor or ceiling.
- Open the trap carefully.
- A ladder led down through the trap.
- The actor disappeared through a trap in the stage.
fırlatma düzeneği
Bir şeyi tutup ardından aniden serbest bırakan veya fırlatan düzenek.
Basit İngilizce açıklama: A device that holds something and then suddenly lets it go.
- Load the trap with a clay target.
- The trap released the target into the air.
- They tested several traps before the shooting competition.
hava cebi
Bir boru veya pompada, dışarı çıkamayan havanın biriktiği yer.
Basit İngilizce açıklama: A place in a pipe or pump where air collects because it cannot escape.
- An air trap stopped the water flow.
- The engineer found a trap inside the pipe.
- Opening the valve released air from the trap.
fiil
sıkıştırmak, tuzağa düşürmek
Birini veya bir şeyi, fiziksel olarak ya da hileyle kurtulamayacağı bir duruma sokmak.
Basit İngilizce açıklama: To put someone or something in a position where they cannot get free, physically or through a trick.
- I trapped my hand in the window.
- The fire trapped several people upstairs.
- Her questions trapped him into revealing his plan.
yakalamak, tuzağa düşürmek
Bir insanı veya hayvanı, bir düzenekle ya da kaçamayacağı bir durum oluşturarak yakalamak.
Basit İngilizce açıklama: To catch a person or animal using a device or a situation they cannot escape from.
- They trapped a mouse in the kitchen.
- The hunters trapped several foxes.
- Rescuers freed a deer trapped in a fence.
trap hakkında sık sorulanlar
trap ne demek?
“trap” Türkçede “tuzak” demektir. Hayvan yakalamak için kullanılan, bazen hayvanı öldüren düzenek.
trap Türkçesi nedir?
trap kelimesinin Türkçe çevirileri: tuzak, kapan, sifon, kapak, döşeme kapağı, fırlatma düzeneği.
trap nasıl okunur?
/træp/ diye okunur.
trap cümle içinde nasıl kullanılır?
There is a mouse in the trap. He set traps near the fence.
trap kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUptrap ile kurulan ifadeler
- trap out
- trap in
- trap phone
EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語