LookItUp

timeline

İngilizce “timeline” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /ˈtaɪmˌlaɪn/ · İngiltere /ˈtaɪmlaɪn/

Diğer biçimleri: timelines

timeline Türkçede: takvim, zaman çizelgesi, zaman akışı, zaman çizgisi, zaman sırasına göre analiz etmek, zaman çizelgesinde göstermek

isim

İŞ TAKVİMİB2

takvim, zaman çizelgesi

İşlerin ne zaman yapılacağını ve biteceğini gösteren plan.

Basit İngilizce açıklama: A plan showing when activities should happen and when they should finish.

  • We need a clear timeline.
  • The project timeline allows two weeks for testing.
  • Can you send me the timeline for delivery?

Nasıl kullanılır: a timeline for something (We agreed a timeline for the repairs.)

Eş anlamlılar: schedule, timetable

Sık kullanılan kalıplar: project timeline, agree a timeline, timeline for something

OLAY ÇİZELGESİB2

zaman çizelgesi

Olayları gerçekleşme sırasına göre gösteren çizgi veya şema.

Basit İngilizce açıklama: A line or diagram showing events in the order in which they happen.

  • Draw a timeline of your life.
  • The timeline shows when each king ruled.
  • We added important dates to the timeline.

Nasıl kullanılır: a timeline of something (The book includes a timeline of major battles.)

Eş anlamlılar: chronology

Sık kullanılan kalıplar: historical timeline, draw a timeline, timeline of events

SOSYAL MEDYA AKIŞIB2

zaman akışı

Sosyal medyada gösterilen, çoğunlukla zamana göre sıralanmış paylaşımlar listesi.

Basit İngilizce açıklama: A list of posts shown on a social media service, often arranged by time.

  • Your photo appeared on my timeline.
  • She scrolled through her timeline after lunch.
  • My timeline is full of holiday pictures.

Eş anlamlılar: feed

Sık kullanılan kalıplar: on your timeline, scroll your timeline, timeline posts

ALTERNATİF GERÇEKLİKC1

zaman çizgisi

Özellikle zamanda yolculuk hikâyelerinde, olayların farklı geliştiği bir gerçeklik biçimi.

Basit İngilizce açıklama: A version of reality in which events happen differently, especially in stories about time travel.

  • In this timeline, she survives.
  • The film follows two parallel timelines.
  • Changing the past created a new timeline.

Eş anlamlılar: alternate reality

Sık kullanılan kalıplar: alternate timeline, different timeline, in this timeline

fiil

ZAMANSAL ANALİZC2

zaman sırasına göre analiz etmek

Olayların ne zaman ve hangi sırayla gerçekleştiğini belirleyerek incelemek.

Basit İngilizce açıklama: To study events or activities by working out the order and times in which they happened.

  • Investigators timelined the events.
  • We need to timeline the calls before drawing conclusions.
  • The team is timelining each stage of the incident.

Sık kullanılan kalıplar: timeline the events, timeline an incident, timeline the calls

ÇİZELGEDE GÖSTERMEC2

zaman çizelgesinde göstermek

Olayları veya faaliyetleri zaman sırasıyla bir şemada göstermek.

Basit İngilizce açıklama: To show events or activities on a diagram in time order.

  • We timelined the main events.
  • The software timelines each step of the project.
  • She is timelining the story on a large sheet.

Sık kullanılan kalıplar: timeline the events, timeline a project, timeline the process

timeline hakkında sık sorulanlar

timeline ne demek?

“timeline” Türkçede “takvim” demektir. İşlerin ne zaman yapılacağını ve biteceğini gösteren plan.

timeline Türkçesi nedir?

timeline kelimesinin Türkçe çevirileri: takvim, zaman çizelgesi, zaman akışı, zaman çizgisi, zaman sırasına göre analiz etmek, zaman çizelgesinde göstermek.

timeline nasıl okunur?

Amerikan İngilizcesinde /ˈtaɪmˌlaɪn/, İngiliz İngilizcesinde /ˈtaɪmlaɪn/ diye okunur.

timeline cümle içinde nasıl kullanılır?

We need a clear timeline. The project timeline allows two weeks for testing.

timeline kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler