LookItUp

tick

İngilizce “tick” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu

Okunuşu: ABD /tɪk/

Diğer biçimleri: ticks, ticking, ticked

tick Türkçede: tik, onay işareti, kene, tık, tik tak sesi, ölçek çizgisi

isim

ONAY İŞARETİA2

tik, onay işareti

Bir şeyin doğru, onaylanmış veya tamamlanmış olduğunu gösteren ✓ işareti.

Basit İngilizce açıklama: A written mark, ✓, showing that something is correct, approved, or completed.

  • Put a tick beside your answer.
  • The teacher gave each correct sentence a tick.
  • Green ticks show which tasks are complete.

Eş anlamlılar: check mark, check

Sık kullanılan kalıplar: put a tick, green tick, tick next to

KENEB2

kene

İnsanların veya hayvanların derisine tutunup kanlarını emen küçük hayvan.

Basit İngilizce açıklama: A small animal that attaches to people or animals and feeds on their blood.

  • There is a tick on the dog.
  • She found two ticks after walking through tall grass.
  • A tick bite can spread disease.

Sık kullanılan kalıplar: tick bite, remove a tick, tick on someone

TIK SESİB1

tık, tik tak sesi

Saat veya makinelerden duyulan, genellikle tekrarlanan kısa ve hafif tık sesi.

Basit İngilizce açıklama: A short, quiet clicking sound, often repeated by a clock or machine.

  • I heard the tick of a clock.
  • Each tick sounded loud in the empty room.
  • The old watch made slow, uneven ticks.

Eş anlamlılar: click

Sık kullanılan kalıplar: tick of something, steady tick, loud tick

ÖLÇEK ADIMIC1

ölçek çizgisi, fiyat adımı

Ölçekteki küçük bir çizgi veya bir değerin değiştiği küçük birim.

Basit İngilizce açıklama: A small mark on a measuring scale, or a small unit by which a value changes.

  • Each tick marks five degrees.
  • The price rose by one tick.
  • Small ticks divide the chart axis into equal parts.

Sık kullanılan kalıplar: tick mark, one tick higher, tick on something

KISA ANB2

an, saniye

Çok kısa bir süre.

Basit İngilizce açıklama: A very short time.

  • I will be back in a tick.
  • Wait a tick while I find my keys.
  • It only takes a tick to save the file.

Eş anlamlılar: moment, second

Sık kullanılan kalıplar: in a tick, just a tick, wait a tick

fiil

TIKIRDAMAKB1

tik tak etmek, tıkırdamak

Saat gibi kısa ve hafif tık sesleri çıkarmak.

Basit İngilizce açıklama: To make a series of short, quiet clicking sounds, like a clock.

  • The clock ticks loudly.
  • My watch stopped ticking last night.
  • A small clock ticked steadily beside her bed.

Eş anlamlılar: click

Sık kullanılan kalıplar: clock can tick, tick quietly, tick away

İŞLEMEKC1

işlemek, çalışmak

Bir şeyin çalışması; özellikle iç işleyişinden söz ederken kullanılır.

Basit İngilizce açıklama: To work or function, especially when talking about how something works inside.

  • He wanted to know how machines tick.
  • Curiosity is what makes her tick.
  • Studying the engine helped us understand what made it tick.

Nasıl kullanılır: what makes someone/something tick (I want to understand what makes this team tick.)

Eş anlamlılar: function, work, operate

Sık kullanılan kalıplar: what makes something tick, how things tick, what makes someone tick

tick hakkında sık sorulanlar

tick ne demek?

“tick” Türkçede “tik” demektir. Bir şeyin doğru, onaylanmış veya tamamlanmış olduğunu gösteren ✓ işareti.

tick Türkçesi nedir?

tick kelimesinin Türkçe çevirileri: tik, onay işareti, kene, tık, tik tak sesi, ölçek çizgisi.

tick nasıl okunur?

/tɪk/ diye okunur.

tick cümle içinde nasıl kullanılır?

Put a tick beside your answer. The teacher gave each correct sentence a tick.

tick kelimesini okurken öğren

LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.

Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUp

tick ile kurulan ifadeler

EnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語

Diğer kelimeler