slick
İngilizce “slick” kelimesinin Türkçe anlamı, çevirisi ve okunuşu
Okunuşu: ABD /slɪk/
slick Türkçede: kaygan, gösterişli, şık, profesyonel görünümlü, ağzı iyi laf yapan, kurnaz
sıfat
kaygan
Üzerindeki sıvı nedeniyle üstünde yürümesi veya elde tutması zor olan pürüzsüz.
Basit İngilizce açıklama: Smooth and difficult to walk on or hold because it is covered with liquid.
- The wet road was slick.
- Oil made the floor dangerously slick.
- Her hands were slick with water.
gösterişli, şık, profesyonel görünümlü
Şık, pahalı ve profesyonelce yapılmış görünen.
Basit İngilizce açıklama: Looking stylish, expensive, and professionally made.
- The company has a slick website.
- She gave a slick presentation with impressive graphics.
- Their new magazine looks slick and expensive.
ağzı iyi laf yapan, kurnaz
Güvenilir olmadığı halde insanları kendine inandırmakta becerikli.
Basit İngilizce açıklama: Good at making people believe you, although you cannot be trusted.
- The slick salesman fooled us.
- Don't trust his slick promises.
- Her slick sales pitch hid several extra charges.
ustaca, becerikli
Zor bir işi kolaymış gibi gösterecek kadar ustaca ve akıcı biçimde yapılan.
Basit İngilizce açıklama: Done cleverly and smoothly, making a difficult task look easy.
- That was a slick move.
- She found a slick solution to the problem.
- His slick footwork made the difficult dance look easy.
isim
petrol tabakası, yağ tabakası
Bir yüzeye yayılmış ince sıvı tabakası; özellikle yağ veya petrol için kullanılır.
Basit İngilizce açıklama: A thin layer of liquid, especially oil, spread over a surface.
- An oil slick covered the water.
- The car skidded on a slick of fuel.
- Workers tried to stop the slick reaching the beach.
dolandırıcı, üçkâğıtçı
Zekâsını başkalarını kandırmak için kullanan, güvenilmez kişi.
Basit İngilizce açıklama: A clever person who tricks others and cannot be trusted.
- That slick took our money.
- Nobody trusted the slick who offered the deal.
- The two slicks had fooled half the town.
düzleme aleti
Bir yüzeyi pürüzsüz veya düz hale getirmek için kullanılan alet.
Basit İngilizce açıklama: A tool used to make a surface smooth or level.
- He smoothed the surface with a slick.
- The worker selected a wider slick.
- This slick leaves an even finish.
geniş marangoz keskisi
Ahşap parçalarını birleştirmeye hazırlarken ince talaşlar kesmek için kullanılan, geniş ve keskin marangoz aleti.
Basit İngilizce açıklama: A wide tool with a sharp edge used to shave thin pieces from wood when making joints.
- The carpenter sharpened his slick.
- She used a slick to trim the joint.
- A wide slick removed thin shavings from the timber.
slick hakkında sık sorulanlar
slick ne demek?
“slick” Türkçede “kaygan” demektir. Üzerindeki sıvı nedeniyle üstünde yürümesi veya elde tutması zor olan pürüzsüz.
slick Türkçesi nedir?
slick kelimesinin Türkçe çevirileri: kaygan, gösterişli, şık, profesyonel görünümlü, ağzı iyi laf yapan, kurnaz.
slick nasıl okunur?
/slɪk/ diye okunur.
slick cümle içinde nasıl kullanılır?
The wet road was slick. Oil made the floor dangerously slick.
slick kelimesini okurken öğren
LookItUp, okuduğun cümleye uyan anlamı Türkçe gösterir ve yeni kelimeleri kısa tekrar kartlarına çevirir.
Çok yakında App Store'da iPhone ve iPad için LookItUpEnglishEspañolFrançaisDeutschItaliano日本語